“Cal” dedi, “bu konuyu uzun saatler boyunca düşündüm ve hala bilmiyorum. Annen tam bir muamma. Bana öyle geliyor ki o diğer insanlardan farklı. Onda bir şey eksik. Belki iyilik, belki vicdan. İnsanları anlayabilmek için onları kendi içinde hissetmen gerekir. Ben anneni hissedemiyorum. Onu düşündüğüm anda duygularım karanlığa gömülüyor. Onun ne istediğini, neyin peşinde olduğunu bilmiyorum. Bir muamma. Ayrıca sağlıklı bir nefret değildi. Öfke yoktu içinde. Merhametsiz bir nefretti. Seninle böyle konuşmam iyi bir şey mi, ondan da emin değilim.