Dostluklar, hovardalıklar, kabadayılıklar, yalnız ekmek düşünenlerde yavaş yavaş yok olmaya başlayan bu hisler ve hareketler, bir hatıra bile olamayacak kadar kafalarda sislendi.
Büyüdükçe ormanın, bizim için daha başka şeyler olduğunu da anladık:
Sırtımızı o giydiriyor, karnımızı o doyuruyor, evimizin kerestesini o veriyordu.
Ormansız yaşamak!..
Bunu aklımıza getirmiyorduk bile..."