arkadaşımın önerisi üzerine okuduğum bir kitap verity.
okuyan herkesi çok şaşırttığını söylediği için ilgimi çekmedi diyemem, ters köşe içeren kitapları ve animeleri severim. yüksek bir beklentiyle
"halihazırda ikinci kez yaşıyormuşçasına ve ilk seferinde, şimdi olduğu gibi yanlış hareket etmek üzereymişsiniz gibi yaşayın!"
başlarında sıkılıp okumayı bıraktığım, birkaç ay geçtikten sonra tekrar okumaya karar verdiğim bir kitap. toplama kampı anılarını okurken birkaç cümlesinde kendimi buldum desem yalan olmaz. zamanında benzer tutsaklık hissini farklı bir şekilde yaşadım ve açıkçası o cümleleri ben yazmışım gibi hissettim.
sabit fikirli bir insanımdır fakat bakış açımı değiştirmedi diyemem. kitabın neden bu kadar sevildiğini ortalara geldikten sonra daha iyi anladım. can alıcı noktalara değindi ve kendime belirli sorular sorabilmemi sağladı.
sadece insanın anlam arayışı üzerinde kalmayıp psikolojik birkaç konuya değinmesi de benim için artı niteliğinde.
alıntı, "...hayatın anlamı insandan insana, günden güne ve hatta saatler içinde değişebilir."
bu cümleyi hepimizin hayatına katması gerektiğini düşünüyorum. farklı algılar eşliğinde; farklı amaçlar uğruna yaşıyoruz. doğru bulmadığımız amaç uğruna savaşan insanları çok kolay ötekileştiriyor, düşüncesi değişen kişiyi "sen değiştin" diyerek etiketleyebiliyoruz.
fakat kime göre neye göre?
kimse hayatını bizim doğrularımıza ve amaçlarımıza göre şekillendirmek zorunda değil. bunu anladığımızda insanlık olarak biraz daha yol alabileceğimize inanıyorum.
alıntı, "herkes hayat tarafından bir sorguya çekilir ve hayatı sadece kendi hayatıyla, kendi sorumluluğuyla cevaplayabilir."
yazar bu cümlesi ile olayı güzel noktalamış.
farkındalık dolu bu kitabı yazdığı için kendisine teşekkür ederim.