Önemli nedenlerle yabancı memleketlere gitmiş birkaç Utopialı dışında, herkes cafcaflı kılıklara ayıplayarak, acıyarak bakıyordu. Birçokları en kılıksız uşakları elçi diye selamlayıp, asıl elçilere aldırış etmiyorlardı. Çünkü onlar köleler gibi altın zincirler içindeydiler. Elmaslarını incilerini küçümseyip atmış çocuklar, elçilerin başlıklarında bu oyuncakları görünce, annelerini dürtüp: “Anne, şu koca heriflere bak, çocuk gibi incik boncuklar takmış!” Diye bağrışıyorlardı. Annelerse: “Sus yavrum, onlar elçinin soytarıları olacak” diyorlardı.
Sayfa 60 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu