During the six days I read the book, I was exposed to so many fraud stories/news that I was amazed I have never read a novel where the protagonist defended himself from the perspective of a fraud.
Kitabı okuduğum altı gün boyunca o kadar çok sahtekarlık hikayesine/haberine maruz kaldım ki, daha önce nasıl bir sahtekarın gözünden kendini yer yer savunduğu bir roman okumadığıma hayret ettim.
Türkiye’de yaşıyorsanız kitabın en popüler yerinin Ezel isimli dizide karakter Ramiz Dayı’nın okuduğu “Herkes öldürür sevdiğini” diye başlayan bölüm olduğunu hemen farkedersiniz.
Ben diziyi izlememiştim ama sosyal medya aracılığıyla haberdardım. Şiir de güzeldi.. orjinal dilinde baktım hemen.. Hem şahane bir çeviri, hem harika bir oyuncu seslendirmesi yapıldığı için Türkçe versiyonunu daha çok beğendim. Daha doğrusu şiir bağlamında bakıldığında beni daha çok etkileyen Türkçe çevirisi oldu.
Kitap bağlamında ise, düşündürücü bir balad olduğunu söyleyebilirim. Ne demek istediği bence net fakat savunduğu/gözlemlediği/anlattığı düşünceler tartışmaya açık.
Okuması çok keyifli ve hızlıydı.. kitabı bitirince Ezel’i baştan izlemeye karar verdim:))
“Büyükbaba av köpeği ya da başka bir şeyin değer duygusunu yitirmesinin çok kötü olacağını söylüyordu.”
Değersizlik duygusuyla başetmeye çalışmak bütün canlıları yıpratır.