Berat Kandili: Affa Açılan Kapı
Geceler vardır; sıradanlığın ötesine geçen, zamanın akışını durduran ve kalpleri ilahi bir huzurla dolduran… İşte Berat Kandili de böyle bir gece. Göklerin rahmetle dolup taştığı, duaların semaya yükseldiği, günahların affedildiği bir zaman dilimi.
"Berat" kelimesi, kurtuluş, temize çıkma ve arınma anlamlarını taşır. Bu gece, bir yükten sıyrılmanın, kalbi tertemiz bir hale getirmenin fırsatıdır. Belki de yıllardır omuzlarımızda taşıdığımız hatalar, içimizi kemiren pişmanlıklar ve dillendirmeye cesaret edemediğimiz tövbeler için en doğru vakittir.
Kimi zaman dünya meşgalesi içinde Rabbimizle aramıza mesafeler koyarız. Fakat Berat gecesi, o mesafeyi kapatmak için bir lütuftur. Çünkü bu gece, affa en yakın olduğumuz, dualarımızın en içten yankılandığı andır.
Allah Resûlü (s.a.v.), bu geceyi ibadetle geçirir ve ümmeti için bol bol dua ederdi. Biz de bu kutlu geceyi sadece bir tebrik mesajıyla geçiştirmemeli, kalbimizi samimi bir tövbeyle yıkamalıyız. Geçmişin yüklerini bırakıp, geleceğe temiz bir sayfa açmalıyız.
Duaların geri çevrilmediği bu gecede, kendimiz için af dilerken, mazlumları unutmamalıyız. Kalbimizde kırgınlık bıraktığımız insanlara dönüp içtenlikle helalleşmeli, sevdiklerimize dua ile sarılmalıyız.
Berat Kandili, aslında bize şu soruyu sorar: "Bağışlanmak istiyorsan, sen de bağışlamayı biliyor musun?"
Gelin, bu gece affı sadece dillerimizde değil, yüreklerimizde de yaşayalım. Ve dualarımızla tüm insanlık için hayır dileyelim.
Rabbim, bu mübarek gecede bizi affına mazhar eylesin. Kalplerimize huzur, hayatlarımıza bereket, dualarımıza icabet ihsan eylesin. Amin.
Hayırlı Berat Kandilleri…