Fatma Betül YILDIZ

Fatma Betül YILDIZ
@ftm_betul
Dünyada aynı kitabı okumuş olan iki insan yoktur.. Edmund Wilson
10/10
·68 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
·
51 günde okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2025 00:10
Sezai Karakoç'un 'Diriliş Neslinin Âmentüsü' kitabı, İslam'ın nasıl yaşanması gerektiğine dair derinlemesine bir bakış sunuyor. Kitap, bir Müslüman'ın hayatını nasıl şekillendirmesi gerektiği ve İslam'ın dünya düzeninde nasıl bir yer tutabileceği konularında önemli tespitler yapıyor. Karakoç, İslam'ın sadece bir inanç sistemi olmadığını, aynı zamanda ekonomik ve bilimsel boyutlarıyla da güçlü bir sistem olduğunu vurguluyor. Karakoç, İslam'ın tüm dünyada tekrar canlandırılması gereken büyük bir düzen olduğunu belirtiyor. Kitabın ruhu, bu çağın ihtiyaçlarına yönelik bir dirilişin mümkün olduğunu savunuyor. Kitabın sonundaki özetlemeler, Karakoç'un mesajlarını net bir şekilde ifade ettiği bölümler olarak dikkat çekiyor. Genel olarak, bu kitap derinlemesine düşünmeyi teşvik eden, bilgilendirici bir eser.
Diriliş Neslinin AmentüsüSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 202222,4bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
4/10
·120 syf.··
2024 11. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 25 Kasım 2024 00:32
Victor Hugo’nun Bir İdam Mahkumunun Son Günü adlı eseri, idam cezası gibi evrensel ve tartışmalı bir konuyu ele almış. Kitap, bir mahkumun son günlerini ve zihnindeki çalkantıları ustalıkla betimliyor. İdam cezası, tarih boyunca adalet sistemlerinin en sert cezalarından biridir. Taraftarları, bu cezanın ağır suçlar için caydırıcı bir etki olduğunu ve toplumsal düzeni koruduğunu iddia eder. Bu bağlamda, özellikle cinayet ve terör gibi suçlar için idam cezasının, suçluları durdurabileceği ve mağdurlara adalet duygusu sağlayabileceği düşünülür. Bu cezayı Kabul etmeyenler içinse, bu cezanın insan hakları ihlali olduğudur. İdam cezası, bir kişinin yaşam hakkını devlet eliyle sonlandırdığı için insanlık onuruna aykırı olarak değerlendirilmektedir. Yanlış hüküm durumunda geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurabileceği ve bireylerde olduğu kadar toplumsal düzeyde de travmatik etkiler yaratabilir. Victor Hugo, eserinde bu travmatik etkilerin bireysel boyutunu ele alır. Roman, isimsiz bir mahkumun idamına saatler kala yaşadığı psikolojik çöküşü, korkuyu ve çaresizliği tüm gerçekliğiyle sunar. Hugo’nun ustaca betimlemeleri, mahkumun içinde bulunduğu korkunç ruh hâlini gözler önüne sererken, aynı zamanda idam cezasını güçlü bir şekilde eleştirir. Eserin mesajı, idamın yalnızca mahkumu değil, aynı zamanda adaleti uygulayanları da insanlık dışı bir sürece dahil ettiği yönündedir. Bununla birlikte, kitabın ağır ilerleyen yapısı ve monoton sayılabilecek anlatım tarzı, özellikle akıcılık bekleyen okuyucular için zorlayıcı olabilir. Anlatının büyük ölçüde mahkumun içsel sorgulamalarına dayanması, kitabı daha çok felsefi ve vicdani bir metin hâline getirirken, bazı okuyucular için sıkıcı bir hâl alabilir. Ancak, kitabın idam cezası gibi ciddi bir meseleyi ele alması ve insanlık onuruna dair
1000k
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,7bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
Beğendi
·
2024 9. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 03 Ekim 2024 23:13
George Orwell’in "Hayvan Çiftliği" adlı eseri, baskı, gücün yozlaşması ve iktidar hırsının sonuçları üzerine etkileyici bir kitaptır. Çiftlikteki hayvanlar, insan baskısından kurtulup kendi düzenlerini kurmak için başkaldırdıklarında adalet dolu bir dünya hayali kurarlar. Ancak kısa süre sonra domuzlar yönetimi ele geçirip, insanlardan farksız bir zalim yönetim kurarlar. Kitap, Stalin dönemi Sovyetler Birliği'ni eleştirirken aynı zamanda güç ve iktidarın insanı nasıl değiştirdiğini gösterir. Orwell, sadece siyasi rejimleri değil, her türlü hiyerarşik yapıyı eleştirir. Genel olarak güzel ve akıcı bir kitap…
1000k
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Kapra Yayıncılık · 2022296,7bin okunma
8/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2024 6. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2024 16:35
Kitabın türü nedir diye sorarsanız birçok cevap verebilirim. Otobiyografi, psikoloji, kişisel gelişim ve tarih. Kitap genel olarak konu itibariyle nazi kampına düşmüş mahkum bir psikiyatristin yaşadıkları,hissettikleri ve bir doktor olarak analizleri. Nazi soykırımı nedeniyle insanların neler yaşadıkarı ,auschwitz kampında yaşananlar , gaz odaları, kremetoryumlardaki insani olmayan katliamlar, yapılan işkenceler, açlık,susuzluk. Ama psikiyatrist olan yazarın mükemmel analizleri kitabı farklı yere götüren en önemli özellik : işkencelere karşı insanların ''hayata tutunacak bir nedeni'' nasıl buldukları, akıl almaz işkencelere nasıl katlandıkları, acılara yükledikleri anlamları... kitabı okurken en çok hissettiğim duygu, ben orda olsam ne yapardım?. Yazarın üstünde durduğu en önemli noktalardan birisi mahkum ,kapo,askerlerden biri kim olursanız olun o pozisyonda olmadan onların yaptığı hiçbir davranışı eleştiremezsiniz. Örneğin bir mahkumun kendini kurtarmak için yaptığı bir zalimliği şu an kötü bir şekilde yargılayabilirsin ama o durumda sen olsan ondan daha zalim olmayacağına emin misin??? ikinci en güzel noktaysa yazarın iyimser ve her zaman olaylarda pozitif bir taraf bulması. Zaten bu sağduyusu olmasaydı o dayanılmaz işkencelere katlanabilir miydi bilmiyorum. Her olayda kendi için bir anlam araması, kendine bir sorumluluk bulması, onu hiç zihinsel olarak boşlukta bırakmamış. kitabın son kısmında yazarın teorisi logoterapi, özet olarak anlatılmış. Psikanaliz yerine logoterapiyi savunuyor ve geliştirip dünyaya tanıtıyor. psikanaliz geçmişe takılıp ,geçmişte yaşananlar ile insanın ruhsal durumunu düzeltmeye çalışırken ,logoterapi şimdiki amacının gelecek olduğu, bir hedefimiz ve amacımız olması gerektiği ,bu yolda sorumluluklar üstlenmemiz gerektiğinden
İnceleme
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Phoenix Yayınevi · 202051,4bin okunma
10/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2020 02:16
Hayatım da okuduğum en iyi polisiyelerdendi gerçekten... Dumura uğramak vardır ya bunu yaşamak isteyenler bu kitabı kesinlikle okumalı.. Yazarın kurgusu bi efsane, bir an için yazardan korktum desem :) Kitap bir yerde 5 kesik sol kolun bulunmasıyla başlıyor ve cinayetlerin cozumlenmisi için kurulan bir ekibin uğraşları şeklinde devam ediyor... her edinilen bilgi size sürekli sorgulama yaptırıyor ama asla sonuca ulaşamıyorsunuz... Finaliyse tek kelimeyle bir efsane diyebilirim.. Kitabın adiysa romanın en önemli simgesi olmuş...
1000Kitap
SuflörDonato Carrisi · Pegasus Yayınları · 2014494 okunma