Yıllar önce okuduğum ve şimdi tekrardan okumaktan keyif aldığım bir kitap.
Dil oldukça sade, kurgu; büyükannenin torununa yazdığı mektuplardan oluşup, üç hayatın tek kişinin ağzından anektodlarla anlatılışını yer ediyor. Geçmiş pişmanlıklar, hatalı kararlar ya da zamanında söylenmemiş sözler ve alınmamış kararlar... Torununa daha bir çoğunu vasiyet ediyor. Kitap yoğun duygusal başlayıp dozajını sonraki sayfalarda ayarlıyor. Sıkılmadan okunacak hatta bitmesini değil de devam etmesini isteyebilirsiniz. Kitap karakterinin hayatına daha fazla nüfus etmek isteyebilirsiniz.
Verdiği mesajlar oldukça etkili ve evrensel. Keyifli okumalar..
Ömer Hayyam’dan, Mehmet Güreli’nin çok sevdiğim şarkısının ( Kimse Bilmez) ortak bestecisi olarak haberdar oldum. Sonra Amin Maalouf’un Semerkant’ında tanıdım. İranlı şair, astronom, felsefeci, bilim insanı, yazar...
1048 yılında doğsa da öldüğü tarih tam olarak bilinmiyor. Yaşam ile ölüm hakkında ağzına geleni söyleyen bir kişilik. Anlamlandırmaya çalışsa da işin içinden çıkamamış. Baktı olmuyor anlam bulamıyor anı yaşamakta bulmuş geçici çözümünü.Bu kitapta olduğu gibi, rubailerinde bu konulara bolca yer vermiş.
El yazısı ile yazılmış rubailer günümüze kadar ulaşamamış olsa da ezberlenmiş, benzerleri yazılmış tam olarak hangi rubailer ona ait bilinememektedir.
Bu kitaptaki çeviri ise; oldukça anlaşılır ve temiz olmuş.
DörtlüklerÖmer Hayyam · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202127,9bin okunma