Bir kaç gündür fark ettim ki selamlaşmayı yalnızca burada kullanıyor(uz)um. Günlük hayatta çok az kullanmışım.
Halbuki peygamber efendimiz (s.a.v) selamlaşın! dememiş miydi?
Bende bunu hayatı(mıza)ma daha çok geçirebilmek için azıcık araştırma yaptım.
Hadi Bismillahirrahmanirrahim deyip başlayalım:)
~~~
İslâm dîninin mü’minler arasında tesis etmeye çalıştığı muhabbet ve ihtiram vâsıtalarından biri de selâmlaşmaktır. Efendimiz bu husûsu şöyle ifâde etmiştir: “Îmân etmedikçe cennete giremezsiniz; birbirinizi sevmedikçe de îmân etmiş olamazsınız. Yaptığınız zaman birbirinizi seveceğiniz bir işi size haber vereyim mi: Aranızda selâmı yayınız.” (Müslim, Îmân, 93)
Selâm kelimesi, dünya ve âhiret sıkıntılarından kurtulmak ve esenliğe kavuşmak anlamına gelmektedir. Binâenaleyh mü’minler selâmlaşırken birbirlerinin dünya ve âhiret mutluluğunu istemektedirler. Yukarıda zikredilen hadis-i şerîfin bildirdiğine göre selâmlaşma, huzur ve sukûnun kaynağı sayılan îmân ve muhabbet gibi iki hakikatin mevcudiyetiyle çok yakından alâkalıdır.
Aynı zamanda “es-Selâm Allah'ın güzel isimlerinden biridir. Yani O, her çeşit noksandan salim olan, kullarını her türlü tehlikelerden selâmete çıkaran ve cennetteki bahtiyar kullarına selâm verendir.
SELAM İLE İLGİLİ AYETLER
Selâm, Müslümanlar arasında bir parola niteliği taşımaktadır. Nitekim âyet-i kerîme’de: “Size selâm verene «sen mü’min değilsin.» demeyin!” (en-Nisâ 4/94) buyrularak söz konusu duruma işâret edilmektedir.
Ayrıca dünyada mü’minlerin birbirlerine verdiği selâmın âhirette de câri olacağı, hatta Allah Teâla ve melekler tarafından kendilerine selâm verileceği anlaşılmaktadır. Mevzuyla alâkalı bazı âyet-i kerimelerde şöyle bildirilmiştir: “Onlar orada (cennette) boş bir söz işitmezler; ancak «selâm» sözünü işitirler.”