Göğe kanatlanmayı düşlerken, çamura saplanmak! Şimdi kim bana geri verecek bütün o yitirdiklerimi: bekaretimi, rüyalarımı, yanılsamalarımı, tüm o solmuş şeyleri, daha açamadan soğuğun kavurduğu zavallı çiçekleri.
Anlaşılan “dünya” gerçekten de sonsuz, sınırsız derecede korkunç bir yerdi. Her şeyin “ya hep ya hiç” diyerek, tek bir zarla kararlaştırılabileceği kadar hoş bir yer olmadığı da kesindi.