hakan günday'ın insanlık denilen tarihte çıktıkları sokaklara bir devlet töreniyle diri diri gömülen hayatlara ithafen yazdığı kitap.
9 yaşındaki bir çocuk ''babam bir katil olmasaydı, ben doğmayacaktım '' cümlesi ile kitapta gözlerini açıyor. ve biz de gazâ ile birlikte insan kaçakçılığı dünyasına kafamızı uzatarak ve meraklı gözlerle, nerelerden vurgun yiyeceğimiz belli olmayan konuların içinde bulmuş oluyoruz kendimizi. olay örgüleri kan donduran yerleri bol bol barındırıyor. okurken bazen 9 yaşında bir çocuk, bazense dilini bilmediği bir toprakta bir hangarın içinde bir ümidin peşinde koşan '' vatansız ''denilen insanlar olduk. bazen öldük , bazen öldürdük. bazen dünyalar sahibi, bazen toprağın altında nefes almaya çalışanlar olduk. bazen zeki, bazen deli.
insan kaçakçılığı, mültecilik gerçekleri, '' bellum omnium contra omnes '' herkesin herkesle savaş hali, dışlanmış bir hayat ve o hayatta tutunmaya çalışan bir çocuk, çocuklukta açılan yaraların asla kabuk bağlamayacağı gerçeği, linç kültürü adı altında vicdandan ırak yapılan eylemler, türkiye'nin doğu ile batı arasında sıkışıp kalmış arafta kalmış kimliği, insanın konumundan durumundan bağımsız tepedeki yöneten olmak adına yapabileceği aklın sınırlarını zorlayan eylemler .. kitabın barındırdığı bende yer etmiş noktaları oldu.
kitabın sonu için yarıda kalmış demek istemiyorum, her bir karakter üzerine düşeni yaparak iyi/kötü izlerini bıraktı kitapta. hakan günday'ın kalemi, edebiyatı ele alış şekli kan dondursa da hayran bıraktı.
DahaHakan Günday
'' şimdi kendime bir hikâye anlatacağım ve artık sadece buna inanacağım. çünkü ne zaman dönüp baksam geçmişe, görüyorum ki yine değişmiş. ya bir coğrafya eksilmiş ya da bir tarih eklenmiş. hiçbir şey yerinde durmuyor bu hayatta. ''
Sayfa 12 - sol elinin işaret parmağı bir namlu olan Gazâ.·Kitabı okudu
hakan günday'dan okuğum ilk kitap AZ. hangi kitabını okusam diye düşünürken ani bir dürtü ile başlayıp bitirdiğim kitabı AZ. hakan günday'ın kitapta geçen iki hikayesi ile okuruna tokat üstüne tokat attığı kitabıdır AZ. AZ kitabı öyle haykırılan gerçeklerle donatılmış ki. kitapta bahsi geçen karakterlerden ve yaşanan yıllardan detaylıca bahsetmeyi tercih etmiyorum bu incelememde, okuyacaklar için herkes kendi tokatını yesin istiyorum. kitap içeriğindeki olay örgüleri; türkiye'nin hiç görmek istemediğimiz karanlıklarını, aynı yol üzerinde yürümekten sakınacağınız insanlarını, belki de bir çocuğun kalem tutup okula gideceği yaşlarda midenize kramplar girecek yaşamlarını, doğuyu, doğudaki insan algısını, batıyı, batının altın görünen hülyalar gördüren muazzam sanılan bir coğrafyanın aslında doğu kadar beter oluşunu, saçları örgülü çocukların ellerine kırbaç alacak hale gelmelerini, tarikatlerden yayılan zehirleri, acımasız görünen ama acıma duygusu ile yaklaşacağınız karakterleri, bu kadarı da olmaz dediğiniz her ne varsa bulacağınız detayları anlatıyor bu kitap. aynı zamanda bir kaderi kabullenişin, bir direnişin, yolları dikenlerle örülü iki farklı kaderin hikayenin sonunda kaderin tatlı bir cilvesi ile buluşup kaderi yenilgiye uğrattığı bir kitaptır AZ.
muazzam bir akıcılık, muazzam bir kalem. AZ hakan günday'ın okuduğum son kitabı olmayacak.
AzHakan Günday