Jean Valjean

Jean Valjean
@fukranatkas
Bilemem, insan nerenin yerlisidir
Şanlıurfa
1 okur puanı
Mayıs 2023 tarihinde katıldı
Dünyaya gelmek, bir saldırıya uğramaktır.
Reklam
İnsan kanı içen tüccarlar avazı çıktıkları kadar "Yer isteyen var mı?'' diye bağırıyorlar. İçimi öfkeyle dolduran bu kalabalığa haykırmak istiyordum 'Benim yerimi isteyen var mı?'
İtiraf edeyim, gençken ölmeyi çok isterdim. Coşkuyla ölmek isterdim. Kendi gözümde kendim ancak böyle tam ve gerçek olabilirdim. Çok istedim, çok. Her yılı acaba bu yıl ölebilecek miyim diye umarak geçirdim. Bazı yolculuklarda, bazı hallerde öleceğim içime doğdu ama ölmedim. Bazı sabahlar yatağıma bakıp gece dönmeyeceğim diye içimden geçirdim ama dönüp gene o yatakta uykuya vardım. Bazen kırlık bir yerde, bir ağacın altında omzumda telaşla yürüyen bir karınca, bir ağacın altına uzanmış halde sırtımda ve bacaklarımda giderek artan bir nem ile yaprakların arasından görünen gökyüzüne bakarak ve elimde bir şiir kitabı ile şiir okuyarak ölmek, göğe veda etmek isterdim. Bunu sık sık yaptım. Ağaçlardan üstüme serpilenler, ani çıtırtılar ve birden bağıran ve kanat çırpan kuş seslerinin arasında öylece kaybolmak istedim, yükseklerde ve kırlarda. Bazı dizelerde kalbim gümbür gümbür atar, derin ve sert bir sıkışma duyardım. Yazan bir parça ölmüş, okuyan ben kısmi ölü, ama bu hayat nasıl şeyse, böyle yarı canlılara talip, bizi sürükler yine bırakmazdı. Ne olurdu oysa şöyle kayıversem toprağa. Hayır. Hâlâ da sağım ve ölme coşkumu yitirdim. Artık öldüğümde ya hastalıktan ya ihtiyarlıktan öleceğim. Bunu düşünmek beni için için eritiyor, ölümden artık utanıyorum. Genç, hayattan utanandır, burada bu halde olmaktan utanan. İhtiyarsa yaşamış olduğu için artık ölümden utanan.
Alıntı
Bu, sonuncu gözyaşlarımdır
Ev Sahibesi
Ev Sahibesi
Coşkuyla Ölmek
Bana derler ki “Veren el, alan elden hayırlıdır.” Ben de derim ki “Elin vergisi canın sevgisi.” Bana derler ki “Verilenler, günahları örter, perdeler.” Ben de derim ki “Örtülüp, perdelenecek şeyleri azaltmak daha iyi değil mi?” Bana derler ki “Verenin malı artar.” Ben de derim ki “Malım artsın diye vermek, vermek midir, almaya hazırlık mı?” Bana derler ki “Öyle bir ver ki, sağ elin verdiğini sol elin görmesin, bilmesin.” Ben de derim ki “Peki bu sağ elleriniz nasıl bu kadar meşhur oldu?” Bana derler ki “Az sadaka çok kaza bela savar.” Ben de derim ki “Çoğunu verip gelecektekiler de dâhil hepsini birden savuşturmak daha iyi değil mi o zaman?” Bana derler ki “Olmayanı verdiğinle sevindirmek mevcudunun zekâtıdır.” Ben de derim ki “Olmayan –olmayan –olmaya sen –verip de sevindiren– olmaya ne çabuk, ne kolaylıkla alışmışsınız. Rolleri değiştirmek, biraz da sen alıp da sevinen olmak ister misin?” Bana derler ki “Biz, bize verilenlerle böyle olduk.” Ben derim ki “Sizin gibi olmamak için her şeyimi vermeye de, hiçbir şeyimi vermemeye de ahdettim.”
Alıntı
Reklam