Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
En çok seni düşünüyorum, hiç var olmadığım bu şehirde.
En kalabalık yerinde,
Kızılay'da bir otobüs durağında.
Ve an, dünyanın sadece senden ibaret olduğunu fısıldıyor bana.
Ama inan, bu hikaye en çok bize yakışır.
Bir gün valizlerimizde,
Ankara'dan kalan bir kaç alışkanlık,
Biraz sabır,
Birde aşkımız, gülüşü deniz kokan İzmir'e geleceğiz.
Ve, sen yanımda olacaksın.
Ben hâlâ sana bakarken
İzmir tamamlayacak bizi, ve bir şarkı çalacak Mazhar'dan ;
''Sen ve ben
Aynı şeyleri düşünürken
Aynı şeylere üzülüp
Aynı şeylere sevinirken
Sen ve ben. ''
Ve biz, Karataş'ta el ele verip yürüyeceğiz seninle en güneşli günlere.
Furkan Tuylek
“Önde zeytin ağaçları arkasında yâr
Sene 1946
Mevsim
Sonbahar
Önde zeytin ağaçları neyleyim neyleyim
Dalları neyleyim
Yâr yoluna dökülmedik dilleri neyleyim
Yâr yâr! Seni kara saplı bir bıçak gibi sineme sapladılar
Değirmen misali döner başım
Sevda değil bu bir hışım
Gel gör beni darmadağın
Tel tel çözülüp kalmışım.
Yâr yâr
canımın çekirdeğinde diken
Gözümün bebeğinde sitem var.” Bedri Rahmi Eyüboğlu
Hayat zaten acı,
Hava sen kokuyor.
Toprak, büyütüyor bizi.
Denizler, enginleşiyor bizliğimizde,
Zeytinler yeşeriyor, biz pişelim diye.
Ankara, sen gideceksin diye ağlıyor.
İzmir, geleceksin diye bayram yeri.
Ben ilk kez sevilecek çocuk.