Selamlarrr
Bu seriyi çok seviyorum dememe gerek var mı? Gerçi ben yazarın kalemini çok seviyorum. Kitaplarına başlandığında bitirmesi çok hızlı gerçekleşiyor. Tam benlik, akıp giden, kurgunun içine çeken bir kalemi var. Özellikle karanlık romantizm ve askeri kurguyu harmanlaması beni acayip cezbediyor. Öncelikle serinin ilk kitabının finaline gelecek olursak; okuyanların bildiği üzere Cameron, deneme eğitimleri sırasında aldığı ilaçlar yüzünden Emery' i yaralamıştı ilaçların etkisi geçtiğinde ise kadını kendisine getirmek için kendi kullandığı ilaçlardan vermek zorunda kalmıştı çünkü onu kaybetmekten korkmaya başlamıştı. Ta ki bu ağır yaralanma Emery'nin hafıza kaybı yaşamasına sebep olana kadar. Yaşanan tüm bu olaylardan kendini sorumlu tutan bir Cameron okuyoruz. Emery'e daha fazla zarar vermemek için onu kendisinden uzak tutmaya çalışıyor ama aralarındaki aşk ve tutkudan bunun imkansız olduğunun farkında değil. Her ne kadar hatırlamıyor olsa da Emery, bu adama karşı istemsizce bir şeyler hissettiğinin gayet farkındadır. Çiftimizin arasındaki çekim bence bu kitapta daha duygusal yöndeydi. Özellikle Emery hafızasını geri kazandıktan sonraki birbirlerine olan zaafları benim çok hoşuma gitti. Keza yine bu kitap ilk kitaba göre bence daha hareketliydi, olayların bir durma noktası yoktu. Beni şaşırtan nokta Reed, oldu diyebilirim. İnanılmaz gizemli bir adam, aynı zamanda çok fazla gücü elde tutuyor. Ve bu bir okur olarak benim onu merak etmeme sebep oluyor. Özellikle yazarın Reed' i işleyen bir kitap yazmasını çok isterim.(severiz gizemli herifler)
Neyse Reed' i bir kenara bırakıp ana çiftime geri dönmek istiyorum;
Her ikisi de cidden kötü karakterler olsa da kendi hayatları içerisinde birbirlerine zarar vermekten ölesiye korkuyorlar. Kısaca birbirlerine zaafları olan iki