Puan vermedi·416 syf.··
2026 119. kitabı
Okuduğum kitaplar içinde bir ilk. Kitabın anlatıcısı yine bir kitap: Fuzuli'nin "Leyla ile Mecnun" kitabı. Tarih, aşk, macera, cinayet.. "Leyla ile Mecnun" kitabının 450 yıllık macerası, Kanuni'den Abdülhamit'e kadar geçen süre sürükleyici bir şekilde anlatılmış. Ben beğendim.
Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşkİskender Pala · Kapı Yayınları · 200423,5bin okunma
“PİR-İ LEZZET”
10/10
·314 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 16:48
‘Lezzet ağızda başlar Ama zihinde biter,’ diyen bir felsefenin romanı. Ama ‘göz görmez ise, dil-damak-burun da yabancılaşır.’ Çünkü ‘her lezzet görünüş ile bir bütündür…’ (alıntılar) Bu kitap damağımda güzel bir lezzet bıraktı, siz de tadına bakın isterim. Nasıl överim bilemedim; gastronomi, astronomi, tarih, arada Mevlana, Fuzuli gibi tasavvuftan zatların beyitleri de geçer. Osmanlı yemeklerinin inceliği, baharatların şifası, masal tadında bir kurguyla harmanlanıp okura sunulmuş. Bu yazardan daha önce kitap okumamıştım, ama İskender Pala’nın tarzına çok benzettim. İyi bir araştırma yapılmış, emek kokuyordu her bir sayfası. Okurken saray mutfağının perdelerini aralayıp, sanki pişen o leziz yemeklerin kokusunu alabiliyordum. Bu kesinlikle yazarın başarısı. Saygın ErsinSaygın Ersin Bey’in hayal gücü alkışlanacak türden, bunu da belirtmeden geçemedim.. Hem Osmanlı mutfak kültürünü yakından tanıyor, hem de saray içindeki gizemli ve entrikalı atmosfere tanıklık ediyorsunuz.. Kitaba dönelim: 17. yüzyılın Osmanlısında geçiyor hikâye. Topkapı Sarayı’nda taht değişikliği olunca, tahtın yeni sahibi tahtına varis olabilecek herkesin katlini ister, ölüm fermanı verir. Bu can pazarında 5 yaşında bir erkek çocuk sarayın mutfağına sığınır. İsfendiyar Usta sahip çıkar bu çocuğa ve onu yetiştirmek üzere Adem Usta’ya gönderir. Yanında bir de pusula yazar: Adem Usta kağıdı açınca şaşırır, kağıtta sadece ‘Pir-i Lezzet’ yazar (Pir-i Lezzet; doğuştan tatların, kokuların piridir), böyle bir yetenek dünyaya yüz yılda bir gelir çünkü. Bizim minik, bir lezzet ustasıdır. Ama ne kökünün saray eşrafından olması, ne doğuştan yetenekli olması ona hayatı kolaylaştırmayacaktır. Pir-i Lezzet olmanın hakkını verebilmek için uzun yolculuklara, meşakkatli tecrübelere ve de aşkı tatmasına ihtiyacı vardır. Çünkü önce
Roman - Tarih - Edebiyat
Pir-i LezzetSaygın Ersin · April · 20231,992 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İmam Gazâli | Dilin Âfetleri
Puan vermedi·238 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 10:01
“Bilmiş ol ki, dilin tehlikesi çok büyüktür. Onun tehlikesinden ancak susmakla kurtulmak mümkündür.” (sy.10) Uzun süredir okumak istediğim ama cesaret edemediğim İmam Gazaliİmam Gazali ’den Kitabu Afati'l-Lisan Dilin AfetleriKitabu Afati'l-Lisan Dilin Afetleri ’ni sonunda okudum. İyi ki de okudum ve neden cesaret edemediğimi de daha iyi anlamış oldum. Neden böyle söylediğimi de ancak kitabı okuyanlar anlayacaktır. İmam Gazâli bu kitabında toplumun ve özellikle insanlığın selameti için yapılmaması gereken bazı dil afetlerini yani belalarını anlatıyor. Kitapta özellikle yirmi dil belasından bahsediyor. Bu belaların bir kısmını ahlaki bir duruş olarak ön plana çıkarırken bir kısmını da İslami açıdan günah sayıldığı için ayrıştırıyor. Gazali’nin anlattığı çoğu afet veya bela günlük hayatta yapılan ve asla fark edilmeyen afetlerdir. Örneğin kötü söz söylemek, dedikodu yapmak veya fuzuli konuşmak (boş konuşmak) bunlardan sadece birkaçı… Kitapta her bela için ayrı bir bölüm bulunmaktadır. Ayrıca her bela için ilgili hadis ve ayetlerden referans alınmaktadır. Hadislerin kaynağı araştırılarak okunursa daha sağlıklı olabilir. Eğer inancınız İslamiyet değilse bile okunmasında fayda olduğunu düşünüyorum. Çünkü bana göre bahsi geçen tüm belalar başlı başına toplumun huzurunu bozan, etik dışı davranışlara sebebiyet veren ve ahlaken uygun olmayan durumları meydana getiren kötü ifadelerdir. Bahsi geçen her belayı okurken gerçekten normalin ne olduğunu ama bizim nasıl davrandığımızı daha net görebiliyoruz. Bu yüzden kitabı salt İslam inancı bağlamında değerlendirmeyi doğru bulmuyorum. Kitapta anlatılan belalara gelecek olursak, onları buraya yazmak istiyorum. İçeriğini merak edenler kitabı okuyabilir. Ben sadece görün istediğim için buraya yazıyorum. 1. Seni İlgilendirmeyen Şey Hakkında Konuşmak 2. Fuzuli Konuşmak 3. Batıla Dalmak (Günah Olan Şeyleri
1000Kitap
Kitabu Afati'l-Lisan Dilin Afetleriİmam Gazali · Ravza Yayınevi · 202116,8bin okunma
Rind'in ve Zâhid'in Halleri
10/10
·104 syf.··
2026 9. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 14:18
​Edebiyatımızda Rind ile Zâhid arasındaki zıtlık; şairlerin Zâhid’i riyakârlıkla itham edip Rind’i övmeleri oldukça yaygın bir durumdur. Nitekim bir şeyhülislam olan Şeyhülislam Yahya Efendi bile: ​Mescidde riyâ pîşeler etsin ko riyâyı Meyhâneye gel ne riyâ var ne mürâyı ​diyerek döneminde çok büyük eleştirilere maruz kalmıştır. ​Genelde bu iki tipin tam bir tasviri yapılmadığından olacak ki, Fuzûlî konunun zihinlerde netleşmesi adına Rind ü Zâhid adındaki Farsça mensur eserini kaleme almıştır. Bu eserde Zâhid’in oğlu olan Rind, babasının yolunu benimsemeyerek onunla manevi bir yolculuğa çıkar; fakat babasının telkinlerini bir türlü beğenmez. Rind, zâhidleri; itibara düşkün, niyetlerinin bozukluğu sebebiyle amellerini batıl eden riya sahipleri olarak görür. Buna mukabil kendisi de ehl-i iman olmakla birlikte, İslam’ın emir ve yasaklarını oldukça yanlış tevil eder. Hatta getirdiği deliller ispatlar ki helal ve haram hususunda Kur’an’ı değil, kendi nefsini esas almakta; nefsine zor gelene farklı batıl anlamlar yüklemektedir. ​Eserde Zâhid’in neredeyse her sözü doğruyken, Rind’in her sözü yanlış ve çelişkilerle doludur. O; Allah’ın affına mazhar olmak iddiasıyla ve aklı bir vesveseden ibaret gördüğü için içki içer. Allah’ın sanatını görmek bahanesiyle güzele bakmayı sevap sayıp harama yönelir ve manen "benim kalbim temiz" der. Oysa Allah’ın affına güvenilerek günah işlenemez (Fâtır, 5); içki, aklı örttüğü için kötülüklerin anasıdır (Hadis, Buhârî) ve güzel bakmak (ibret almak) sevap olsa da harama bakmak günahtır (Nûr, 30). ​Bütün bunlara rağmen Rind; zamanın şairleri tarafından kalbi teskin etme, halka şirin görünme ve şiiri meşrulaştırma gayesiyle savunulmuştur. Günümüzde ise popüler kültür tarafından bilgisizce yüceltilmekte; sözlüklerde, ibadetlerine dikkat eden
Rind ile ZahidFuzuli · Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları · 1993410 okunma
Puan vermedi·187 syf.··
2026 32. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 15:57
Şimdi benim yapabileceğim,sinirimi bozan 3 büyük ciddi eleştiri var. Fuzuli hoca şüphesiz Türkolojiye çok büyük katkı sağlayan, önemli araştırmaları olan bir hocamız. Lakin 1.Kitabın özellikle sonuç kısmında feminist araştırmacıların yanlı olduğu ve gender meselesine yanlı yaklaştığı ama erkek araştırmacıların da konuyu araştırmalarıyla daha sosyolojik çıkarımlarda bulunulduğu iddiası var. Bu ilk olarak akademik anlamda korkunç bir önyargının, genellemenin ve mansplaningin bir örneği. Elbette sadece gender değil herhangi bir konuya yanlı yaklaşan ve bunu bir ideolojinin çatısı altında yaptığını iddia eden bir sürü kişi var ama sapla samanı ayırt etmek bu kadar zor olmasa gerek. Öyle içselleştirilmiş bir kadın düşmanlığı ve erkek kutsiyeti var ki, feminist araştırmaları sosyolojik saymayıp ancak erkekler araştırınca sosyokültürel çıkarımlarda bulunabildiğine işaret etmiş hoca. İnanılmaz rahatsız edici bir bakış açısı, asıl YANLI olanın bu bakış açısı olduğunu söylemekte fayda var. 2.Kadın şamanlarının güçlü olması ya da ilk şamanın kadın olabilmesi ihtimalinin kuvvetinin yanında, bunun sebebini kadının "kadın" olmasına bağlamış hoca. Bu şamanların toplum içinde saygın ve yetkin görülmelerinin sebebinin doğurganlık olduğunu işaret etmiş ama bu kadın şamanların bilgi ve yetilerinin bu saygının sebebi olabileceği konusu oldukça üstünkörü geçilmiş. Kaldı ki hem niçin ilk şamanın kadın olabileceği sorusu doğurganlıkla ilişkilendirilmiş hem de kadın şamanların doğum yaptığında güçlerinin azaldığına dair inanıştan da söz edilmiş. Bu durumda ikinci anektot ilk analizle çeliştiği için tekrar gözden geçirilmesi yerinde olurdu. 3.Kadın şamanların azalması ve erkek şamanların yoğunlaşmasında ataerkilliğin etkisine değinilmiş fakat bununla ilgili esaslı bir sosyolojik inceleme
Türk Kültüründe Kadın ŞamanFuzuli Bayat · Ötüken Neşriyat · 2015367 okunma
Harika
10/10
·102 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 22:39
Fuzuli tarafından yazılan Su Kasidesi, Divan edebiyatının en güçlü ve en etkileyici eserlerinden biridir. Bu eser, Hz. Muhammed’e duyulan derin sevgi ve bağlılığı anlatan bir naat (övgü şiiri) niteliğindedir. Fuzuli, şiirde “su”yu bir metafor olarak kullanır. Su; hem temizliği hem hayatı hem de aşkı temsil eder. Aynı zamanda gözyaşı, özlem ve arınma anlamlarını da taşır.
Su Kasidesiİskender Pala · Kapı Yayınları · 20201,331 okunma