Ecinni

Ecinni
@fydorovic
Kişinin insanlara duyduğu soyut sevgi genellikle yalnızca kendine duyduğu sevgidir.
Bir kadına bu kadar itimat câiz değil. Bizi en çok bu aldatır. Her itimadın sonu gaflettir.
Sayfa 166 - Ötüken Neşriyat, 28.Basım
Edebiyat
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Cânân’ın mavi gözlerinin içinde mütehakkim, müstehzî bir ışık parlıyor. Bu ışık, birçok defalar, Lâmi’yi yenmiş, onu bir yeri kırılmış musâri gibi sırtüstü yere sermişti, genç adam, zevcesine, yavaş yavaş bir köle gibi teslim oldu.
Sayfa 145 - Mütehakkim: hükmeden, Müstehzî: alaycı, Musâri: güreşçi, Ötüken Neşriyat, 28.Basım
Edebiyat
İlk defa onun bu dinî aşkına imrendi. “Allah’tan başka hiç kimseye güvenmemek ne iyi şey!” diye düşündü.
Sayfa 135 - Ötüken Neşriyat, 28.Basım
Kederlenme, çünkü...
Her şeyin müsebbibü’l-eshâbıdır, tâbi madem ki Allah, irade-i külliyesiyle seni ve beni, bu gül fidanlarını istediği gibi yaratır, büyütür, sevindirir, mükemmel bir sıhhat içinde pembeleştirir, ihyâ eder; yahut kederlendirir, illetler içinde sararıp soldurur, ağlatır, bunaltır; mademki, ne fırtınayı avucumuzda durdurabiliyoruz, ne eceli geriye itebiliyoruz; mademki, onun irade-i külliyesi içinde, biz, bir rüzgâr önünde uçan tüy gibiyiz, keder ekmek nâfiledir
Sayfa 98 - müsebbibü’l-eshâbı: Sebeplerin ilk sebebi olanı; Allah., Ötüken Neşriyat 28.Basım
Edebiyat
“Allah” derken, ikinci lâm’ı uzatarak he’ye şiddetle vuruyor, “Lâfza-i celâl” i uzun bir nefes bırakır gibi telâffuz ediyordu.
Sayfa 97 - Ötüken Neşriyat 28.Basım
Edebiyat