asudé sultan

asudé sultan
@fyodorovna
Nolite silere nomine totius humanitatis. pin.it/geZQSxrXm
IR
6 kütüphaneci puanı
101 okur puanı
Haziran 2022 tarihinde katıldı
7/10
·224 syf.··
2024 24. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2024 18:50
Georg Vittorin, I. Dünya Savaşı'nda Ruslara esir düşmüş Avusturyalı bir subaydır. Esirliğinin nihayet sona ermesiyle Viyana'ya dönen Vittorin, esirliği süresince Yüzbaşı Selyukov tarafından sayısız aşağılanmalara maruz kalmıştı, ama bunların hiçbirini unutmayıp bir gün intikamını almaya yemin etti. Vittorin evine döndüğünde onu bekleyen sıcak yuvasında kalmak yerine saplantı haline getirdiği "şahitsiz düsellosunu" gerçekleştirmek için tekrar Rusya topraklarına döndü. Bazen sivil, bazen asker, bazen mülteci ve hatta esir oldu ama bu zorlukların hiçbiri içindeki intikam ateşini söndürmedi. Her an Selyukov'un izini sürmeye devam etti, Moskova'dan Batum'a, İstanbul'a , Paris'e sürüklendi. Sayısız kez ölümün, özgürlüğün kıyısından döndü. Kitabın dili genel olarak akıcı denilebilir ama bazen karmaşık paragrafları tekrar okumak zorunda kaldım. Sonu etkileyiciydi bu yüzden kitabın sonu kitaba bakış açımı yeniden şekillendirdi diyebilirim. Ağır kitaplardan sonra ara verilebilecek hoş bir kitap. Ayrıca I. Dünya Savaşı'ndan sonraki dönem, Rus İç Savaşı, Komünizmin etkileri de gözlemlendiği için tarih seven kimselerin hoşuna gidecektir. Kitap adını bir Rus Halk şarkısından almış: Nereye yuvarlanıyorsun küçük elma, Geri dönmeyeceksin bir daha. Ölüm listelerine yarının Adı yazılacak yüz Kızıl askerin. Şarkının linki : youtu.be/9d6eEy4d2Kc?si=...
İntikam
Nereye Yuvarlanıyorsun, Küçük Elma…Leo Perutz · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023263 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·240 syf.··
2024 4. kitabı
·
52 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2024 00:19
Psikolojiye ilgi duyanlar için iyi bir başlangıç. En başta kendi çocukluğunuz olmak üzere bütün "sorunlu" çocuklara farklı bir pencereden bakmak, onları daha iyi anlamak için oldukça iyi bir kitap. Belli başlı psikolojik rahatsızlıklar hakkında bilgi edinebiliyor, bu hastalıkları vakalar üzerine ele aldığı için okurken de sıkılmıyoruz. Çocuklara baktığımızda anlam veremediğimiz pek çok sorunun altında yatan sebepler gayet açık şekilde ifade edildiği için yapbozun parçaları yerine oturuyormuş gibi hissettim. Tabii bir de çocuk sahibi olmanın sorumluluğunun hiç de kolay olmadığı çok iyi anlaşılıyor. Çocuklar öyle hassas ve bir o kadar güçlüler ki farkında olmadan yaptığımız bir şaka bile gelecek hayatlarında çok büyük yaralara sebep oluyor. Kitap sırasıyla çeşitli vakaların ele alınması şeklinde oluşuyor. Kitabın başında önce kendi çocukluğumuza şöyle bir bakış atıyoruz, ardından da vakalar başlıyor. Genel olarak dili gayet açık ve anlaşılır. Okurken hiç sıkılmadım. Çevremizdeki minikleri ve kendimizi anlayabilmek isteyen herkese tavsiye ederim.
İnsanın Kendine YolculuğuAlfred Adler · Olimpos Yayınları · 2022240 okunma
Puan vermedi·81 syf.··
2024 3. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2024 12:38
"Giriştiğin işleri bitirmek yerine, kestirmeden gidip kendi işini bitirdin." Belki gerçek belki hayali olan çocukluk arkadaşınına uzun bir konuşma yapmış Edouard Levé. Belki de intihar etmeseydi onu böylesine ilgilendirmeyecekti. Arkadaşını yazdığı bu mektupla yaşar kılmış. Eski dostunu; gerek geçmişten ufak anılarını anımsatarak, gerekse yaşama ve ölüme karşı sergilediği tavrı aktararak tanıtıyor bize. Karakterimiz kayıtsızlık ve aşırı duyarlılık gibi iki uç noktada gelip giderek geçirmiş hayatını. En sonunda yaşamın uzatılmasına değmeyecek olduğuna karar kılmış. Levé de eski dostu kadar ince ruhlu olduğundan intiharı unutulmaz olmuş. Kitabın dili ağır değildi, Camus sevenlerin rahatlıkla okuyabileceğini düşünüyorum. Zaten ince bir kitap olduğu için zorlayıcı değildi. Keyifle okudum, hayata farklı bir pencereden bakmak isteyen herkese tavsiye ederim..
İntiharÉdouard Levé · Sel Yayıncılık · 20214,171 okunma
8/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2023 21. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 20 Ağustos 2023 17:29
Bir soylunun gözünden Sibirya'daki sürgün hayatı; Dostoyevski 1849 yılında hapse atıldı. Rusya'nın ücra köşelerinden birinde hapis hayatı ve bununla beraber kürek cezasını da sürdürmekteydi. "Ölüler Evinden Anılar"ı da yaşadığı bu tecrübelerden esinlenerek yazdığı düşünülüyor. Aleksandr Petroviç Goryançikov, işlediği cinayetin ardından yargılanır ve Sibirya'ya sürgüne gönderilir. Kaldığı koğuştaki ağır yaşam şartları kendisi bir soylu olduğu için daha da ağırlaşmaktadır. Bunun üstüne hapishanedeki diğer mahpusların da kendisine ve diğer soylu arkadaşlarına karşı duyduğu nefret Goryançikov'un ilk yıllarını çok zorlaştırır. Ama yıllar geçtikçe ve her insanın -ağır suçlar işlemiş insanların- ruhuna bakıldığında bir kötülük bulunmadığını fark etmeye başlar. Bir yandan Rus adalet sistemini eleştirmeden geçmez; örnek olarak mahpusların binbaşı ile yaşadığı sorunları uzun uzun anlatmasını verebilirim. Ağır çalışma şartlarından, hapishanede neredeyse her şeyin kaçak ve yüksek maliyetli yollarla ulaşılabilir olmasından ve bunun beraberinde getirdiği durumlardan sık sık bahsetmiş. Yıllar geçtikçe iyi dostlar ve birbirinden özel anılar biriktirir Goryançikov; öyle ki hapishaneden ayrılırken bir miktar üzülmeden edemez. Dili orta kısımlara gelene kadar ağırdı ama daha sonra daha akıcı bir hâl aldı diyebilirim. Kitap Goryançikov'un mahpus hayatı sona erip ardından taşındığı kasabadaki bir sivilin kendisinin ölümünden sonra eline geçen anı defterini defteri okumasıyla başlıyor. Son bölümlere kadar bolca kişi, mekan tasviriyle karşılaşmak mümkün. Uzun bir olay akışı yok, kahraman anılarını parça parça anlatmış. Dostoyevski'nin dilini seven bir kişi rahatlıkla okuyabilir. Kitabı beğendim, farklı duygular yaşattı bana ve ben de kahraman gibi mahpuslardan ayrılırken
Ölüler Evinden AnılarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202518,6bin okunma