Gayet guzeldi diger kitaplara gore duygusal yonu agir basiyor bir tik gizem de vardi yani yine bir ng kabal kitabi zaten cok seviyorum sonu yine heyecanli bitti bu da demek oluyor ki 4. kitap gelecek merakla bekliyorum onuda alip okurum yuksek ihtimal herkese oneririm bu seriyi 1 ve 2. kitapta smut vardi diye hatirliyorum ama bu kitapta yoktu oyle guzeldi zaten kisa ve akip gidiyor kylie daha on plandaydi baya gerilimliydi son 80 sayfaya dogru begendim
KörebeN. G. Kabal
Uzun zamandır okumak istediğim ama bir türlü elimin varmadığı bir kitaptı Lordlar ve Varisler. Fakat okuduktan sonra "Keşke çok daha önce okusaydım..." dediğim bir kitap oldu. Fantastik türüne zaten Türk kitaplarında -özellikle son dönemde yazılan eserlerde- çok rastlamıyoruz ama Kabal'ın dili o kadar güzel ki... Ben ilk defa bir fantastik kitabın içine bu kadar girdim. Karakterler açısından da çok güzel bir dünyası vardı, her türlü karakteri görmek mümkün diyebiliriz. Bana kalırsa en önemli yönü de neredeyse her sayfada defalarca kez şoka uğratması... Son yüz elli sayfayı full ağzım açık okudum, serinin devamını da hemen okumak istiyorum. Kesinlikle okuyun ve okutturun derim 🪽 N. G. KabalLordlar ve Varisler
Bilimkurgunun erken dönem isimlerinden biri olan Maurice Renard (1875-1939), Fransız edebiyatında “olağanüstü-bilimsel roman” fikrinin öncülerinden kabul edilir. Bilimi sadece teknolojik keşifler için değil; insan doğasını, korkularımızı ve bilinmeyene duyduğumuz merakı sorgulamak için kullanan bir yazardır.
Renard’ın bilimkurguya katkısı, fantastik ile bilimi kesin çizgilerle ayırmamasında yatar. Onun hikâyelerinde deneyler, bilinmeyen varlıklar ve bilimsel fikirler çoğu zaman gotik bir atmosferle birleşir. Bu yönüyle Edgar Allan Poe’nun tekinsizliği ile H. G. Wells’in bilimsel hayal gücü arasında bir yerde durmaktadır.
Fihrist Kitap’ın yayımladığı Görünmez Olmak İsteyen Adam, Renard’ın üç hikâyesini bir araya getiriyor:
-> Görünmez Olmak İsteyen Adam: H. G. Wells’in Görünmez Adam fikrine cevap niteliğinde. Renard, “gerçekten görünmez olan biri nasıl görebilir?” gibi bilimsel bir açmaz üzerinden Wells’in eserini sorguluyor.
-> Perili Köşk: Hayalet anlatısı gibi başlayan ama bilimsel açıklamalarla ilerleyen, fantastik ve bilimkurgunun sınırlarını bulanıklaştıran bir öykü. (Poe - Usher Evi'nin Çöküşü ile çapraz okunmalı bence)
-> Marslılar: Kısa ama etkili bir bilimkurgu fikriyle, uzay ve bilinmeyen yaşam temasını işleyen bir metin. (En sevdiğim öykü oldu)
Onu okurken akla gelen isimler arasında H. G. Wells, Edgar Allan Poe, Jules Verne ve daha sonra gelen Philip K. Dick gibi yazarlar var. Wells gibi bilimin sınırlarını kurcalıyor, Poe gibi tekinsiz bir hava yaratıyor; ama Renard’ın farkı, bilimsel fikri çoğu zaman “acaba mümkün mü?” sorusundan çok “insan bununla karşılaşırsa ne olur?” noktasına taşıması.
**Bilimkurgunun emekleme döneminde, türün sadece uzay gemilerinden ibaret olmadığını gösteren; bilim, korku ve hayal gücünü aynı potada eriten
“normal insan hayatta metafizik hiçbir şeyin olmadığı hayaline kapılınca tek bir metafizik olayı unutur; ölümünü.”
Bilinçdışının Keşfi kitabında bulunan c. g. jung'a ait cümle.
psişik yeti ve mental sağlık arasında hassas bir ibre var... =) kim bilebilir?
zihnin gizilini çözebilmek ne mümkün, bilmek kişiye özgü deneyimledir,
kesinlikse bilmenin ufkundaki keskin çizgi.
bedensiz varlıklar, öte alem, duyu ötesi algı sürekli olarak ilgimi çeken konular oldu. bu kitap da parapsikolojinin alanlarını içeren bir kitap aslında, ruhlarla konuşma, istemli imge yaratımı diye bahsedilen, parapsikolojinin duyu dışı algılama alanına karşılık gelir.kitap, kolay anlaşılabilen bir kitap değil.
kitapta c. g. jung, istemli imge yaratımlarında dini ve tarihi kişiliklerin ruhlarıyla ve kendi ruhuyla, bu kişiliklerin simgesel anlamlarına karşılık gelen figürlerle mizansen içinde konuşuyor. tümü uyanık haldeykenki düş gücünün, imge yaratımı. toplumsal bilinçdışı ve bireysel bilincin derinliklerinde bulunan, rahatsız edici olan tüm o ışıksız, gölge yönleri okurken içte reddedilen her şey zihin gözünde. ikilikler tanrı-şeytan, kötü-iyi, yukarı-aşağı, siyah-beyaz... zıtların bir-leşimi. kötünün zorunlu kabulü, yalnızca iyiyi alarak gölgeye yani zıddı olan kötüye istemsizce dönüşülür demekte, kaçınılan şey büyür ve kişinin iç cehennemini, oradaki yerini kalıcı kılar, demekte.
kitabın çeşitli yerlerinde zerdüşt'e atıf var.
bir çeşit çözülme, dönüşüm, kaybolma, çöküş, karanlıkla yüzleşme ve farkındalık aşamalarındaysanız kendi benliğinizin, bilişinizin, kökünüzün, bir şeyler hem çatırdıyor hem birleşiyorsa içeride, okumak için en uygun zamandır bu kitabı diye düşünüyorum özümseyebilmek için.
Kırmızı KitapCarl Gustav Jung · Kaknüs Yayınları · 20141,011 okunma
Gilbert K. Chesterton’ın 1905 yılında kaleme aldığı "Garip Meslekler Kulübü" kitabını okurken, modern iş dünyasına dair çok tanıdık bir kavrama rastlayacağımı tahmin etmezdim.
Kitapta adı geçen eksantrik bohem kulübe üye olmanın tek koşulu var: Üye, hayatını kazanma yöntemini tamamen kendi keşfetmiş olmalıdır.
Bu koşulun da iki temel şartı bulunur :
Birincisi söz konusu meslek üye tarafından icat edilmiş, daha önce dünyada hiç var olmamış ve var olan bir mesleğin bir kolu olmamalıdır.
İkincisi ise meslek mucidine gerçek bir ticari gelir, destek sağlamalıdır.
Kulübün bu şartını okuyunca, sevgili Dr. Ferhat Demir hocanın eğitimlerde hafızama kazınan o meşhur sözü akla geliyor:
"İnovasyon en yalın haliyle 'gelir yaratan yeniliktir'."
İnovasyon ve iş modeli gibi kavramların literatürde henüz adı bile geçmiyorken, 120 yıl önce Chesterton'ın bu tarifi yapmış olması beni oldukça şaşırttı ve üzerine düşündürdü.
Gönüllü Macera Sağlayıcısı, İltifat Simsarı gibi birbirinden renkli, bugünün diliyle söylersek "yaratıcı iş modelleriyle" örülmüş bir dünya sunuyor. Sherlock Holmes tarzında, okuması oldukça keyifli, zekice kurgulanmış ve mizahi bir gizem-dedektiflik hikayesi.
Chesterton bu eğlenceli kurgunun arkasında aslında modern hayatın getirdiği tekdüzeliği ve bürokrasiyi, ve insanların dar meslek kalıplarına sıkışıp kalmasını eleştiriyor. Buna karşın insanın yaratıcılığının, hayal gücünün ve girişimci ruhunun sınır tanımazlığını mizahi bir dille öne çıkarıyor.
Eser; yazara özgü paradokslarla, ters köşelerle ve derin felsefi diyaloglarla dolu. Absürt mizahtan, hafif felsefi dokunuşlardan ve klasik polisiye kalıplarını yıkan hikayelerden hoşlanıyorsanız; bir oturuşta keyifle okunabilecek, aynı zamanda inovasyon ufkunu açacak harika bir klasik.
Garip Meslekler KulübüG. K. Chesterton · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202586 okunma