Mustafa Kemal kurultay kararıyla başbuğ unvanı alan bir kumandan olmasının yanı sıra, İslam geleneğinin verdiği bu ünvanı modern dünyanın şartları içinde kazanmış ve Mareşal rütbesi ve gazilik ünvanı kendisine aynı anda verilmiştir(Sakarya Meydan Muharebesi'nden sonra verilmiştir). Bu deyişiyle "maşeri vicdanın" bir tezahürüdür.
Mustafa Kemal, sıradan bir direniş hareketin lideri değildi. O milli irade esasına göre yeni Türk devletini kurmak idealini güç şartlar içinde dahi başlıca amaç olarak izlemekteydi. Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin toplanması bu itibarla bir dönüm noktasıdır.
Mustafa Kemal bütün hayat felsefesini şu cümlede özetlemiştir. "Hayat demek mücadele demektir. Hayatta muvaffakiyet mutlaka mücadeleyle mümkündür. " Onun bu inanışı, bu mücadeleci, enerjik karakteri bütün tarih boyunca Türklerin karakteri olmuştur.
19 Mayıs 1942' de kaleme alınmış bir hatıra.Yirmi üç yılda yirmi üç dakika kadar eskimeyen bu hatıraya, şu yirmi üç asırlık bâkir şiir sesi ne kadar yakışıyor:
"Ne güzeldir, dağların üstünde onun ayakları ki müjde götürür! "