Eda

Eda
@gabade
Ben düşündükçe var dünya, ben yok, o da yok

Eda

, bir kitap okudu
Puan vermedi·101 syf.·
2020 8. kitabı
John Steinbeck
8.1/10 · 49,8bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Eda

, 2020 okuma hedefini güncelledi.
2020 OKUMA HEDEFİ
9/20 kitap - %45 tamamlandı
9 kitap okudu
20 kitap
1.723 sayfa
0 inceleme
8 alıntı
Dorian’ın etkisi
Dorian'ın gerçekten de ilginç bir geçmişi vardı; onu adeta şekillendirmiş, daha da mükemmel bir hale getirmişti. Her mükemmel varlığın ardında da mutlaka bir trajedi vardı. Sanki en sıradan çiçeğin açması için bile dünyanın şiddetli doğum sancıları çekmesi gerekiyordu... Geçen gece kulüpte yemek masasında, şaşkın gözler ve ürkek bir zevkle aralanmış dudaklarla karşısında oturur; kırmızı mum yüzünde yeni yeni ortaya çıkan uyanışın rengini daha da kırmızıya boyarken nasıl da büyüleyiciydi. Onunla konuşmak nadide bir kemanı çalmak gibiydi; yayın her bir dokunuşuna, titreyişine karşılık veriyordu... Onunla etkileşim içinde olmanın başka hiçbir şeye benzemeyen, hayranlık uyandırıcı bir boyutu vardı. Ruhunu böyle zarif bir biçime üfleyip orada bir süre demlenmeye bırakmanın; fikirlerinin, içine tutku ve gençliğin melodisi eklenerek kişide yeniden yansıtılmasının, karakterini sinsi bir sıvı ya da parfümmüşçesine başkasına bulaştırmanın keyfi çok büyüktü; belki de bizimki gibi kısıtlanmış ve bayağı bir çağda; zevklerin son derece bedensel, amaçların son derece sıradan olduğu bir devirde bize kalan en büyük keyifti bu... Kaderin garip bir cilvesi sonucu Basil'in stüdyosunda tanıştığı bu gencin harika bir karakteri vardı; en azından harika bir karaktere dönüştürülebilecek bir mayası. Antik Yunan'dan bize miras kalan mermer heykellere has o zarafet, gençliğin o bembeyaz saflığı, duruluğu ondaydı. Onu sokamayacağınız şekil yoktu; bir Titan'a da dönüşebilirdi, bir oyuncağa da. Böylesi bir güzelliğin solup gitmeye mahkum olması ne büyük talihsizlikti! Ya Basil! Onun durumu da psikolojik açıdan epey ilginçti! Nelere sahip olduğunun farkında bile olmayan birinin sırf varlığı bile, sanatına yepyeni bir üslup, yaşamına bambaşka bir bakış açısı getirmeye yetmişti. Kırlarda kimselere
Sayfa 42·Kitabı okudu
Edebiyat
Lord Henry
"Evet," diye devam etti Lord Henry, "yaşamın en büyük sırlarından biri budur. Günümüzde insanlar benliklerini sinsice kuşatan sağduyudan ölüyor; aslında asla pişman olunmaması gereken tek şeyin hataları olduğunu anladıklarında ysa iş işten geçmiş oluyor." Masada kahkaha koptu. Lord Henry bu fikirle oynuyor, onu zekice eğip büküyor, havalara atıyor, dönüştürüyor, elinden kaçmasına izin verip sonra yeniden yakalıyor, hayalgücüyle allayıp pulluyor ve ona çelişkiden kanatlar takıyordu. Aptallığa methiyeler düzmeye devam etti. Sonra felsefeye daldı; Felsefe, genç bir kadına dönüşmüştü, kendini keyfin çılgın müziğine kaptırmış, üzerindeki şarap lekeli elbisesi ve başındaki fildişi taçla, yaşamın kıyılarında, ayyaş bir Bakkhos rahibesi gibi zevkle dans ediyor, hantal ve suratsız Silenos'la ayık olduğu için alay ediyordu. Gerçeklik, adeta ürkek bir orman hayvanı gibi genç kadından kaçıyordu. Beyaz ayaklan bilge Ömer’in dev teknesindeki üzümleri ezdikçe mor kabarcıklı üzüm suları yükseliyor, kızıl bir köpük seli siyah ve kaygan teknenin kenarlarından taşıyordu. Harika bir doğaçlamaydı bu. Lord Henry, Dorian Gray'in gözlerini hiç ayırmadan ona baktığını hissediyor, dinleyenler arasında etkilemeyi arzu ettiği birinin olduğunu bilmek zekasını daha da keskinleştiriyor, hayalgücüne daha da renk katıyordu. Konuşması son derece zekice; süslü ve fütursuzdu. Dinleyenler kendilerinden geçmiş, çaldığı kavalın peşine takılmış güle oynaya Lord Henry'yi takip ediyordu. Dorian Gray büyülenmişçesine bakışlarını bir an olsun ondan ayırmıyor, dudaklarındaki gülücükler birbirini kovalıyor ve rengi giderek koyulaşan gözlerindeki hayret anbean derinleşiyordu.
Sayfa 48·Kitabı okudu
Edebiyat