Eda

Eda
@gabade
Ben düşündükçe var dünya, ben yok, o da yok
Öğrenci
8 okur puanı
Aralık 2014 tarihinde katıldı
Dorian’ın etkisi
Dorian'ın gerçekten de ilginç bir geçmişi vardı; onu adeta şekillendirmiş, daha da mükemmel bir hale getirmişti. Her mükemmel varlığın ardında da mutlaka bir trajedi vardı. Sanki en sıradan çiçeğin
Sayfa 42·Kitabı okudu
Edebiyat
Lord Henry
"Evet," diye devam etti Lord Henry, "yaşamın en büyük sırlarından biri budur. Günümüzde insanlar benliklerini sinsice kuşatan sağduyudan ölüyor; aslında asla pişman olunmaması gereken
Sayfa 48·Kitabı okudu
Edebiyat
Gerçek Yüz
"Güzelliği solup gitmeyecek olan her şeyi kıskanıyorum. Senin yaptığın portremi kıskanıyorum. Benim kaybedeceğim şeye o neden sonsuza dek sahip olsun? Geçen her dakika benden bir şeyler alıp götürürken ona bir şeyler katıyor. Ah, keşke tam tersi olsaydı! O resim değişseydi de ben hep aynı kalsaydım! Neden yaptın bu resmi? Günün birinde benimle alay edecek, fena alay edecek bu resim!" Gözlerine sıcak yaşlar dolmuştu. Elini sertçe çekip kendini divana attı; yüzünü dua eder gibi yastıklara gömdü: "Hepsi senin marifetin Harry," dedi ressam yüzünde acı bir ifadeyle. Lord Henry omuz silkti. "Dorian Gray'in gerçek yüzü bu işte, hepsi bu. "
Sayfa 31·Kitabı okudu
Edebiyat
Güzelliğin farkına varılışı
Dorian cevap vermedi, isteksizce yürüyüp portresine doğru döndü. Tabloyu görünce geri çekildi, yanakları sevinçten al al olmuştu. Gözleri, kendisini ilk kez görüyormuşçasına mutlulukla parıldıyordu. Orada öylece hareketsiz ve şaşkın kalakaldı; Hallward'ın kendisine bir şeyler söylediğinin hayal meyal farkındaydı, fakat kelimelerin anlamlarını kavrayamıyordu. Bir vahiy inmişçesine kendi güzelliğinin farkına varmıştı. Daha önce hiç böyle bir şey hissetmemişti. Basil Hallward'ın sözleri ona hep bir dostun abartılı iltifatları gibi gelmişti. Onları önce dinlemiş, sonra da gülüp unutmuştu. İltifatları ona bir tesir etmemişti. Sonra gençliğe düzdüğü tuhaf methiyeleri ve gelip geçiciliğine ilişkin ürkütücü uyarılarıyla Lord Henry çıkagelmişti. Lord Henry'nin sözleri, tam o anda, güzelliğinin yansımasının karşısında dururken tünı gerçekliğiyle kafasına dank etmişti. Evet, belki günün birinde yüzü kırışıp çökecek, gözlerinin rengi ve ışığı sönecek, zarif bedeni biçimini yitirip bozulacaktı. Dudaklarının kırmızısı, saçlarının altın sarısı solup gidecekti. Ruhunu besleyip zenginleştiren yaşam bedenini harap edecekti. Korkunç, çirkin, tuhaf bir şeye dönüşecekti. Tüm bunları düşününce keskin bir acı yüreğine hançer gibi saplanmış, bedeninin her zerresini titretmişti. Mavisi koyulaşıp ametist moruna dönüşen gözlerine gözyaşı bulutları çökmüştü. Sanki buzdan bir el yüreğini sıkıştırıyordu.
Sayfa 29·Kitabı okudu
Edebiyat
Lord Henry’nin konuşması
Günün birinde buruş buruş olup çirkinleştiğinizde, derin düşünceler alnınızda çizgiler bırakıp arzularınızın yangınları dudaklarınızı mühürlediğinde anlarsınız, hem de acı acı anlarsınız. Şimdi
Sayfa 26·Kitabı okudu
Edebiyat