Puan vermedi·309 syf.··
2026 1. kitabı
“Artık bunu görmüştüm. Hiçbir zaman güvende olmayacaktım. Hiç sevilmeyecektim. Bütün umutlarım yok olmuştu. Hayallerim dağılmıştı. Geriye hiçbir şey kalmamıştı…” … Yedi yıllık evli ve ikisi de sanatçı olan Alicia ve Gabriel çifti beklenmedik bir durumla yaşamları alt üst olur. Gabriel bir sandalyeye oturtulmuş ve hareketsizdir. Alicia karşısında ayaklarının dibinde bıçakla üzeri kanla kaplı bir şekilde eşine bakarken polisler tarafından bulunur. Gabriel'ın birkaç defa yüzünden vurulduğu ortaya çıkmıştır. Alicia'nın bileklerinde derin yarıklar oluşmuştur. Götürüldüğü hastanede tüm çabalara rağmen suskunluğunu koruyan Alicia mahkeme tarafından verilen karar neticesinde The Grove'a yatırılır. Burada bulunduğu günler, haftalar, aylar boyunca ağzından tek kelime çıkmamıştır. … Theo Faber kırk iki yaşında yaşadıklarından dolayı bir nevi psikoterapist olmuş ve bu davayı çözmek için The Grove'ya iş başvurusunda bulunarak Alicia'yı konuşturmak amacı güden işinde başarılı ama gerçek yaşamda problemli bir karakter. İşe başladıktan sonra klinikte yaşananlar Alicia'nın suskunluğu ve diğer çalışanların ümitsizliği. … Kitapta ki her ipucu okuru farklı yerlere yönlendirirken gizemin gittikçe artması kişiler ve olayların farklı şekil alması karmaşık bir hal alacak. -Tüm bu olanlar Theo'yu nasıl bir yol izlemeye yöneltecektir? -Alicia suskunluğunu bozacak mı? -Gabriel'ı kim neden öldürdü? -Klinikte görev yapan kişiler olayların neresinde? *** Ben kitabı okurken sonunu tahmin etmiştim sonuç beni yanıltmadı. Sessiz Hasta
1000Kitap
Sessiz HastaAlex Michaelides · Domingo Yayınevi · 202312,9bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2024 6. kitabı
Kırmızı Pazartesi Gabriel Garcia Marquez Gabriel García Márquez’in Büyülü Gerçekçilik akımının dışına taşan, gazetecilik geçmişinden beslenen ve adeta bir adli tıp raporu titizliğiyle kaleme aldığı Kırmızı Pazartesi , edebiyat tarihinin en sıra dışı kurgularından birine sahiptir. Kitap, geleneksel polisiye romanların aksine, daha ilk cümlesinde bize maktulü, katilleri ve cinayetin işleneceğini söyleyerek tüm gizemi ortadan kaldırır. "Santiago Nasar, öldürüleceği gün, piskoposun geleceği gemiyi beklemek için sabah saat 05.30'da kalkmıştı" ifadesiyle başlayan roman, okuyucuya "Katil kim?" sorusunu değil, "Herkesin bildiği bu cinayet neden engellenmedi?" sorusunu sordurur. Tarafsız bir gözle incelendiğinde bu eser, bir cinayetin anatomisinden ziyade, kolektif suçluluk psikolojisinin, toplumsal ahlak ikilemlerinin ve kader algısının derin bir analizidir. Romanın merkezindeki olay örgüsü oldukça trajik ve absürttür. Zengin ve gizemli bir yabancı olan Bayardo San Román, kasabaya gelir ve güzelliğiyle bilinen Angela Vicario ile görkemli bir düğünle evlenir. Ancak düğün gecesi, Angela’nın bakire olmadığı ortaya çıkar. Toplumsal namus baskısını üzerinde hisseden Bayardo, kadını aynı gece ailesinin evine geri bırakır. Angela’nın ikiz kardeşleri Pedro ve Pablo Vicario, kız kardeşlerine bu "lekeyi" süren kişinin kim olduğunu sorduklarında, Angela neredeyse rastgele bir şekilde kasabanın varlıklı, genç ve çekici sakini Santiago Nasar’ın adını verir. Bu noktadan itibaren ikizler için namusu temizlemek kaçınılmaz bir görev haline gelir. Ancak kardeşler bu cinayeti işlemek konusunda aslında isteksizdir. Cinayet planlarını kasabadaki hemen hemen herkese kasaplara, polise, rahibe ve sıradan insanlaraaçıkça ilan ederler. Buradaki amaçları, birilerinin kendilerini durdurması ve bu sayede hem namus görevlerini
Edebiyat
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,5bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
10/10
·400 syf.··
2026 16. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 23:17
Violeta "Isabel Allende" Violeta,Şilili yazar Isabel Allende'nin 2022 yılında yayımlanan son romanı.Benim de yazarla büyük bir keyifle tanışmış olduğum ilk kitabı. Kurgusal otobiyografi olan bu kitap mektup biçiminde bir anlatım özelliğine sahip. Yazarın anlatım biçimini Gabriel Garcia Marquez'e çok benzeten hatta ona öykündüğü yönünde haksızca eleştirenlerin sayısı da çok.Allende'nin anlatımı Marquez ile kıyaslanamayacak kadar özgün bence. Marquez'in sembolleri daha çok kullandığını söyleyebilirim örneğin. Bu türden bir kıyaslamaya girmek bence bu iki yazara da büyük haksızlık yapmak olur. Allende'nin anlatımında mizahı ustaca kullanışı da büyük bir fark yaratıyor aralarında. Yaşamı boyunca çok çarpıcı olaylara tanıklık etmiş bir yazar olarak ;tarihi anlatmadaki işlek, akıcı, samimi, doğal, içten aktarımı ve sembolleri kullanmadaki ustalığıyla size hiç yorulmadan keyifli bir yolculuk deneyimleme imkanı sunuyor. Yazarın kendi hayatında tanıklık ettiği siyasi çalkantıların izlerine kaleminde rastlamamak imkansız. Isabel Allende, Şilili sosyalist bir siyasetçi olan Salvador Allende'nin yeğeni. Salvador Allende, Latin Amerika'da seçimle göreve gelen ilk Marksist devlet başkanıdır. Kendisinin göreve getirdiği General Augusto Pinochet'nin askeri darbesi ile yönetimden indirilmiştir. Isabel Allende 2007 yılında K Edebiyat Dergisi' ne verdiği röportajda ABD destekli bu askeri darbe için şunları söylemiştir: "Mapacho nehrinde yüzen cesetleri, askerlerin yaktıkları kitap yığınlarından yükselen ateşi, tutuklularla dolu kamyonları, başkanlık sarayının bombalanmasını korku dolu birçok görüntüyü unutmayacağım. Hala askerlerin yürüdüğü kabuslarla uyanıyorum." Yazarın deneyimlediği bu acımasız manzaraya dair pek çok iz var, sarsılarak okuyacağınız Violeta'da. Violeta, 1920
Edebiyat
VioletaIsabel Allende · Can Yayınları · 2023359 okunma
8/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
Gabriel García Márquez Yüzyıllık yalnızlık içinde sadece Buendia ailesinin yalnızlığını anlatmaz 1928 yılında Kolombiya’da yaşanan "Muz Katliamı"na kendi tarzıyla selam verir. Gücü elinde tutanların toplumu nasıl şekillendirdiği ve tarihi yeniden yazabildiği hatta hiç yaşanmamış hale getirebildiğini Jose Arcadio Segundo'nun üzerinden betimler. "Jose Arcadio Segundo, cesetlerle dolu bir trenden atlayıp Macondo’ya geri döndüğünde dehşet verici bir gerçekle karşılaşır: Katliamı kendisinden başka kimse hatırlamamaktadır. Resmi tarih ve medya, "Burada hiç muz işçisi ölmedi, herkes evine mutlu döndü" yalanını yaymış, tüm kasaba halkı da bu toplu amneziyi (hafıza kaybını) kabullenmiştir." ​Macondo’nun tozlu sokaklarında üzerimize karanlık bir hüzün olarak yüklenen yüzyıllık yalnızlık aslında insanlığın yalnızlığına dem vuruyor. Rüya,kehanet ve gerçeğin birbirine karıştığı bir evren Macondo.Nobel ödüllü başyapıt aynı zamanda en çok yarım bırakılan kitaplardan biri tavsiyem özellikle baştaki soy ağacını dikkatle incelemek okumanızı kolay hale getirecektir.
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,5bin okunma
Puan vermedi·256 syf.·
2026 45. kitabı
Çok tatlı, çıtır çerezlik bir romcom okumak isteyen herkese önereceğim bir kitap. Ama yetişkin okurlar içindir uyarısına dikkat etmek lazım tabii ki. Ana karakterler: CeCe- butik sahibi kadın ve Gabriel- itfaiyeci erkek karakter. Ben okurken baya eğlendim, baya güldüm, ana karakterlerin ilk tanışma anlarından(çok komikdi bu arada) kitabın sonuna kadar enerjilerine bayıldım. Tek oturuşta bitirdim kitabı. Ve kitabı okurken acil ispanyolca öğrenmem lazım olduğunu düşündüm, baya havalı bir dil. Zaten çocukluğumdan beri en çok gitmek istediğim ülke İspanya olduğu için aşırı ilgimi çekti kitapta geçen ispanyolca konuşmalar. O yüzden bence bu kitaba kesinlikle bayılacaksınız, tabii henüz okumadıysanız. İncelemem bu kadar. Hoşçakalın.
1000Kitap
Aşkın İlk KıvılcımıK.C. Lynn · Pukka Yayınları · 2024490 okunma
Uzakların Şarkısı (Modern Tutiname)
10/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 18:30
'Modern Tutiname ': UZAKLARIN ŞARKISI kitap incelemesi: Yazar: Kaan Murat Yanık Boğaziçi kitap kulübü 'Okur Yazar Buluşmaları' etkinliklerimiz kapsamında görevli olduğum Şiir Müzesi'nde ikinci olarak yazar Kaan Murat'ı Yanık'ı ağırladık. Aslında muhitimizin güzide okullarından bir ilkokulun kitap okuma grubuna bizler de ev sahipliği yapmaya çalışarak yine kardeş kulüp dayanışması yaşamış olduk. Tüm üyelerin, kitap kurtlarının ilgisine sağlık. KONU: Hayatın önceki dönemlerinde acılar yaşamış roman yazma hayali ile yanıp tutuşan bir Bünyamin karakteri var günün birinde Kars'a gider ve uzlet'e çekilir yalnız kalmak ister bu süreçte o yörenin insanları ile kurmuş olduğu ilişkiler sonucunda ilginç olaylarla karşılaşır kitabın seyri asıl buradan sonra başlar. Hint ve Doğu ezgileri motifleri fantastik karakterler hayal ve halüsinasyonlar rüyalar insanı sorgulatır. Gabriel Garcia Marquez’in başlattığı büyülü gerçekçilik akımını yansımalarını fazlasıyla gördüğümüz bu romanda belki yazar için yerli Marquez diyebiliriz. Binbir Gece masalları gibi bir kurgusu var çünkü öte yandan Türk yazarlardan da etkilenmiş Gulyabani ya da evrensel, yazarlar Koku, Yüzyıllık Yalnızlık gibi... Bu noktadan sonra roman karakterimiz Besti Nineyle karşılaşır ve bu noktada sonra roman daha akıcı hale gelir ve ninenin gizemli evinde 260 yaşında bembeyaz tüylü bir papağan çıkar adı Zencefildir. Yaşlı ve bilge bu papağan, büyülü gerçekçiliği kapılarını aralar. Binbir Gece masalları tadında diyebileceğimiz bir dünyanın içine bizi sokar. Papağan Zencefil ve Gül badem karakteri Hindistan Yeni delhi'den İstanbul'a sürgüne giderler. Dolayısıyla 18. yüzyıl Osmanlı'daki Lale devri'ni ve İstanbul'un günlük hayatını insanlarını eserde görürüz.Şarkılara da metaforik göndermeler atıflar yapılır sessiz gemi
Uzakların ŞarkısıKaan Murat Yanık · Ketebe Yayınları · 20234,796 okunma