Kitap okumayı gerilimi ve aksiyonu seven benim için çerez bir kitaptı. Çok kısa zamanda bitirdim. Konusu ilgimi çekti ve gerçekten sürükleyiciydi. Beklentimi karşılayan bir kitap.
Herkese merhaba karşınıza kıymetli hemşehrim, değerli bilim insanı Selçuk Şirin’in Bakışınızı Değiştirecek 10 Deney: İnsan adlı kitabıyla çıkıyorum. Ardahan Göleli bir bilim insanının kaleminden çıkan bu değerli çalışmayı, bir Çıldırlı olarak ayrıca gurur duyarak okudum. Aynı coğrafyanın insanı olmanın verdiği o sıcak aidiyet hissiyle söylemeliyim ki; ülkemiz adına böylesine nitelikli, üretken ve toplumla bağı güçlü bilim insanlarının varlığı gerçekten umut verici.
Kitap bir bilim çalışması olmasına rağmen asla akademik bir ağırlığın altında ezilmiyor. Aksine; yalın dili, akıcı anlatımı ve dikkat çekici örnekleriyle okuru sürekli düşünmeye davet eden oldukça keyifli bir eser. Adından da anlaşılacağı gibi kitap, insanı anlamaya çalışan 10 önemli deneyi sade ve anlaşılır biçimde bizlere sunuyor.
İnsan gerçekten rasyonel midir?
Zekâ geliştirilebilir mi?
Mutlak güç insanı yozlaştırır mı?
Kendi grubumuzu ve “öteki”ni nasıl algılarız?
Herkes aksini söylese bile doğrularımıza ne kadar bağlı kalırız?
Hayata ne kadar ahlaki ve ne kadar yargılayıcı bir yerden bakıyoruz?
Kitap, tüm bu soruları deneyler üzerinden ele alırken insan davranışlarının ne kadar karmaşık ama bir o kadar da anlaşılabilir olduğunu gösteriyor. Özellikle çocuk yetiştirme, öğrenmeyi destekleme ve doğru pekiştirmenin önemi üzerine verdiği bilgiler ise günlük yaşam için son derece kıymetliydi. Bazı deneyler insanı gerçekten şaşırtıyor; hatta kendimize dair birçok ezberi yeniden gözden geçirmemize neden oluyor.
Selçuk Hoca kitabın başında bizden iki şey istiyor:
Birincisi, kitabı okuduktan sonra bir başkasına vermemizi…
İkincisi ise bulunduğumuz her ortamda bilimi sohbetlerimize dahil etmemizi…
Ben de hocamızın bu çağrısını hayatıma taşımaya çalışıyorum. Okulda öğrencilerimle, günlük sohbetlerde, yolculukta,
Beş gazelin olduğu bir şiir kitabı:
Umut Gazeli
El Gazeli
Adsız Gazel
Babamın Gazeli
Şehir Gazeli
Ve nice çok güzel, okunası, kıymetli şiirler. Hızlıca okunuyor.
KUYUCAKLI YUSUF
(Roman)
SABAHATTİN ALİ
Toplumsal gerçekçi sanat anlayışının en belirgin temsilcilerinden olan Sabahattin Ali’nin başyapıtlarından olan Kuyucaklı Yusuf romanıyla okumamıza devam ediyoruz.
Kuyucaklı Yusuf’ta yeni cumhuriyetin ve devrim kanunlarının toplumda nasıl uygulanamadığını, süregelen yereldeki güç ilişkilerinin nasıl kanunları görünmez hale getirdiğini, merkezi idarenin yereldeki temsilcisi olan Kaymakam, askeri komutanlar vs’nin bu çürük düzene eklemlenerek yoksul ve fedakar halkı nasıl bir başına ve yalnız bıraktığını roman formunda görüyoruz.
OLAY ÖRGÜSÜ
Aydın’ın Nazilli ilçesinin Kuyucak köyü’ne eşkıyaların ansızın yaptığı bir gece baskınıyla Yusuf’un gözleri önünde anne ve babası katledilir. Sabaha kadar cansız bedenlerinin yanında kalan Yusuf, bir sonraki gün olay yerine gelen jandarma ve Kaymakam Selahattin bey tarafından farkedilerek koruma altına alınır. Yusuf bir parmağını kaybetmiştir. Kaymakam onu evlatlık olarak yanına alır. Kaymakam onu kızı Muazzez’le birlikte büyütür. Uyumsuz bir tiptir. Kaymakamın kadınsı ve şehevi duyguları daha çok gelişmiş, bozuk karakterli güzel eşi Şahinde tarafından bir türlü kabul görmeyen Yusuf hınçla büyür.
Hilmi Bey’in oğlu Şakir ile bir ara kavga eder ve altta kalan Şakir ona kin tutarak gelecekte ona zarar vermek için fırsat kollar. Muazzez Yusuf’a ilgi duyduğu için Şakir Yusuf’a zarar vermek istemektedir.
Kaymakam Selahattin Bey’i içki ve kumar yoluyla oyuna getiren bu kişiler üzerine yüklü bir kumar borçu bırakarak kendilerine bağlı hale getirmek isterler. Muazzez’i isterler. Parasal olarak güçsüz durumda olan kaymakamın imdadına Muazzez’e ilgi duyan Ali yetişir. Anneannesinden aldığı 320 altını Yusuf’a vererek Muazzez’i ister. Bir düğünde Ali Şakir tarafından tabancayla vurularak öldürülür. Kimse
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,5bin okunma
Theo'ya Mektuplar - Van Gogh - Mektup - 22. Basım Kasım 2025 136 sayfa
*
*
Bir resim öğretmeni olarak sanatcı kişiliğini sevdiğim, resim sanatında empresyonist akımının güçlü temsilcileri arasında yer alan Van Gogh'un galeri sahibi kardeşiyle yaptığı yazışmaları ilgi ile okudum. Mektuplar Van Gogh'un sanatçı kişiliğini, sanat üzerine görüşlerini, aynı dönemde ürün veren ressamların sanatları hakkında ki görüşlerini içermesi bakımından önemlidir.
Sanat akımları sanatın her alanıyla paralel birlikte gider. Resimde uygulanan bir anlayış muzikte de, edebiyatta da aynen uygulanmaktadır. Döneminin yazarlarını da okuyan Van Gogh zaman zaman onların görüşlerini kardeşiyle de paylaşmakta yorumlamaktadır.
Özellikle sanatçı dostların okumasını önerdiğim eserde sanat düşüncesi hakkında ipucu olabilecek bir kaç alıntı vermek isterim.
*
*Sanata en yararlı olan şey insanları sevmektir.
*
*Sanat doğaya eklenmiş insandır.
.
*Reklam değildir...
.
.
.
.
#okudumbitti#okurönerisi#önerikitap#okumakgüzeldir#oku
Theo'ya MektuplarVincent Van Gogh · Remzi Kitabevi · 20188,1bin okunma
Büyük bir merakla elime aldığım bu kitap, hayatımda yaşadığım en büyük edebi hayal kırıklıklarından biri oldu. 'Şiir' adı altında önümüze konulan bu metinleri okurken beynim resmen durdu; bitirmek için kendimi zorlarken yaşadığım eziyeti tarif edemem.
Eğer şiir; insanın ruhuna dokunan, bir ağırlığı olan, okuyunca insanın içini titreten bir sanat dalıysa, bu okuduğum kesinlikle şiir değil. Bomboş bir kelime yığını, hiçbir yere varmayan zorlama imgeler ve duygudan yoksun bir laf kalabalığından başka bir şey bulamadım.
Kitabı bitirdiğimde hissettiğim tek şey; şiire dair zihnimin boş yere yorulması oldu.