Kitabı elime alıp ilk sayfaları okurken hemen bir telaş aldı beni, "buda mı Neredesin Arkadaşım- çocuklar da İnsandır gibi Ticari amaçla Allahın Askerleri kitabından kes yapıştır yöntemiyle piyasaya sürülmüş?" diye iç geçirdim.
Değilmiş.
T.C Anayasası diyor ki: Md.5 : Devleti Temel Amaç Ve Görevleri .....Toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak, kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.
T.C Anayasası Diyor ki: Md. 60 : Herkes sosyal güvenlik hakkına sahiptir.
T.C Anayasası Diyor ki: Md. 61 : Devlet korunmaya muhtaç çocukların topluma kazandırılması için her türlü tedbiri alır....
Burada Anayasa dan söz ederken, amacımın Anayasa dersi vermek veya başka bir yön belirlemek olmadığın açıklamak isterim.
Yaşar Kemal, bu eserinde, toplumsal yaralarımızdan biri olan korunmaya muhtaç çocukları ele alıp onlarla röportaj için İstanbul'u mesken tuttuğunda. Bu çocukların Anayasanın teminatı altında olsalar dahi, kangren olmuş, açık ve net bir şekilde ortalıkta duran bu yarayı bize ayna tutarak göstermiş. Bende Anayasanın yaşam gerçeklerimize çoğu zaman merhem olmadığını izah etmek istedim.
Bu sayfasal olarak küçücük ama dibi çok derinlere varan romanın ana konusu Kuşçu Çocuklar... Onlar ki; Koca dünyayı küçük yüreklerine sığdırıp, acıyı bal eğleyenler, hayatın acımasızlığına "gamlanma gönül" diye ti ye alanlar, çoğu henüz basmadan on beşi ne "adam" sıfatına sayılan, ya da gelin olan, Yaşamadan çocukluklarını, büyüyen çocuklar bizim çocuklarımız.
Onlar, mülteci değil bizim çocuklarımız. Sokak Ananın koynunda tohumları toprağa serpilip, toprağın karasında