Uzun bir aradan sonra, beni inceleme yazmaya iten şahane bir kitaba denk geldim.
Belki birkaç şiiri,trajik ölümü ve hepimizin bildiği "Kürk Mantolu Madonna" kitabı dışında aklımda kalan başka detaylar yoktu Sabahattin Ali'ye dair fakat "İçimizdeki Şeytan " birçok pencere açtı iç dünyamda.
Karakterler Ömer,Macide ve Bedri . Her birini icsellestirdim okurken.
Ömer 'le başlayalım ana karakterimiz yakışıklı zeki ama zekası başına hep dert açmış ve huzursuz bir hayat yaşamasına sebep olmuş hatta bir hocasının "zekanı mirasyedi gibi harcıyorsun!" dediğinde verdiği cevap
"Doğru... zekami har vurup harman savurdum ve nihayet iflas ettim." demesi tam da bu yüzden."içimdeki seytan" diye vurguladığı his bana göre değişime olan direnci ve tembelliği.
Macide' ye gelecek olursak belki de en sevdiğim ve bir kadın olarak kendimi yerine koyduğum karakter oldu diyebilirim. Gururlu,ekstra çabalara girmeyen olduğu gibi biri.sevilmek için başkası olmaya çalışmayan olduğu gibi sevmeye ve sevilmeye değer bir hayatın peşinde. İçinde bulunduğu zorlu koşullar ailesi, maddi durumu,okulu, geçmişi ve tabii bütün bunlar olurken ki küçük yaşı. (Pek spoiler vermek istemesemde bazen fazla detaya girmiş olabiliyorum)
Bedri ; zarif,temiz ,iyi birçok güzel özellik sayabilirim .sevgisini İçinde yaşayan çiçek yürekli insanlardan.
Tabiki bu üç karakterle bitmedi roman.Emine Teyze ,Nihat, Emin Kamil,İsmet Şerif,Hafiz Efendi gibi kahramanlar figürandi bana göre.
Velhasıl pek detaya girmek istemesemde biraz biraz anlatmış bulundum.Ask romanı olarak bakmayın lütfen dönemin sosyo ekonomik durumunu bir film gibi yansıtan ve ilmek ilmek işlenmiş Sabahattin Ali ye hayran bırakan bir eser olduğunu düşünüyorum. Karakterlerin psikolojik hallerini yerinde cümlelerle açıklamış ve bazen bir cümleye denk gelip es