Kitabı kendim almadım, hediye geldi, okuma açlığı çektiğim şu günlerde ben de hiç incelemeden direkt okumaya başladım.
İncelememe de gerek yokmuş zaten :)
Daha ilk sayfalarda kitap yeterince içine çekiyor çünkü. Özellikle ilk bölümler, Ömer Hayyam'ın ve Rubaiayat'ının ortaya çıkışını, Hasan Sabbah'ın tarih sahnesine çıkışını, Nizamülmülk'ün hayatını anlatan kısım kesinlikle çok iyiydi. Fakat ilerleyen bölümlerde içeriğin "İran'ın tarihi" şekline dönüşmesi açıkçası işi biraz sıkıcılaştırdı. Keşke Hayyam'la bitseydi kitap diye düşünmedim değil ama Rubaiyat'ın başına gelecekleri de merak ediyordum tabi :)
Romanın Titanic'e kadar uzanmasını ise hiç beklemiyordum açıkçası, güzel bir sürpriz oldu, Şirin hariç :)
Ek olarak kitabı okurken tarihi olaylarda yüzde yüz gerçeklik beklentisi içinde olmayın lütfen, sonuçta roman okuyoruz. :)