Üç İstanbul baş karakter Adnan Bey’in yaşamı ve çevresindekiler üzerinden 2.Abdülhamit dönemi ve sonrasının ele alındığı bir roman. Romanda 2.abdülhamit dönemi istibdat, meşrutiyet sonrası ve mütareke dönemi olarak 3 ayrı aşamada anlatılır. Romandaki ana karakter hukuk öğrencisi olan aynı zamanda isyan edebiyatı yapması ile bilinen Adnan Bey’dir. Adnan Bey 93 muhaciridir. Annesi Naciye Hanım verem hastasıdır, babası Miralay Salim Bey ise 93 Harbi’nde şehit düşmüştür. Mehmet Raif ve Moiz Adnan Bey’in yakın arkadaşlarıdır. Bu 3 arkadaş hukuk öğrencisi ve aynı zamanda gazetede muharrirdir, istibdat dönemini ve 2.abdülhamit yönetimini ağır eleştirilere tutarlar. Saraya karşıdırlar. Ancak saraya karşı olan sadece onlar değildir. Sarayın emri altında olup yine de sarayı eleştirmekten geri kalmayan kişiler de vardır. Bu kişiler daha çok memuriyet ve mevkilerini umursamadan çıkar ilişkisine giren, bilmedikleri konularda dahi atıp tutan tiplemelerdir. Hidayet ve Miralay Hüsrev karakteri buna iyi bir örnektir. Hidayet; kazasker dedesinin yalısında büyümüş, küçükken geçirdiği bir hastalık sonucunda “yaşamaz” denildiği için eğitimine çok da önem verilmemiş bir karakterdir. Bilgili gibi görünen ancak kulaktan dolma laflarla hareket eden Hidayet, kitaptaki karakterlerin çoğunu birleştiren bir ortak noktadır. Yalısında ağırladığı misafirlerinin sarayı eleştirmelerini zevkle dinler, antikalarıyla hava atar. İnsanların fukaralığıyla alay eder. Miralay Hüsrev ise Erkanıharp Müşiri’nin damadı, ders verdiği Belkıs hanımın kocasıdır. Avrupa hayranıdır. Kitapta “Almanya İmparatoru tenkit edilir; bizimkine ancak sövülür.” Sözüyle saraya olan karşıtlığını belirtir. Kitaptaki karakterlerin tamamına yakını saraya ve politikalarına karşıt bir anlayıştadır diyebiliriz. İstibdat döneminde