Bu ara kitabımızda serinin ana kitabında üstün körü bahsedilmiş temel olayların geçmişe gidip detaylarına inilmiş. Son kısımda ise Winter bittikten sonra neler olduğundan birazcık bahsetmiş. Yani hem detayları öğrenmek isteyenler hemde Winter'dan sonda biraz daha mutlu son görmek isteyenler için güzel bir ara kitap olmuş. Cinder'in dünyaya getirilip nasıl bir androide dönüştürüldüğünü andırdan Linh ailesine nasıl evlatlık verildiğini hatta adını kimin koyduğundan bile bahsediyor. Öte yandan Wolf'un,Levananın ordusuna katılıp Alfa olmasını,Thorne,Scarlet,Cress,Winter ve Jacin'in küçüklüklerini anlatıyor ve başından geçenleri anlatıyor. Thorne benim favori karakterim olduğu için onun geçmişini çok merak ediyordum. Ona ayrılan bölümü yeterli bulmasamda yinede fena değildi. Küçükkende aynı karaktere sahip olduğunu öğrenmek çok hoşuma gitti.En güzel bulduğum kısımlardan biri ise;Kai ve Cinderin ilk tanıştıkları anın Kai'nin gözünden bir kez daha aktarılması oldu. Bazen aynı olayın farklı karakterlerin gözünden anlatılması çok hoşuma gidiyor. Ve son bölümde ise geçmiş yerine gelecekten bahsetmeside güzeldi. Winter bittiğinde olacaklar az çok hepimizin hayalinde canlanmıştır. Biraz şaşırtmacalı bir şekilde çoğumuzun tahmin ettiği bir sonla bittiğini düşünüyorum. Seriyi özleyenler ya da hemen veda etmek istemeyenler mutlaka okumalı!
İlk okumaya başladığımda herhangi bir fikrim yoktu ama bence herkesin okuması gereken bir kitap. Sonuçta dünyanın yarısı ebeveyn,diğer yarısı,bizlerde anne-baba adayıyız. Herkesin hayalinde yatan bir çocuk tiplemesi vardır. Şöyle uslu olsun böyle akıllı konuşsun,bu okullara gitsin,şu mesleği kazansın vs. Bazılarımız bu süreçte çok şanslı olabiliriz;Anne ve babalarımız ne karar verirsek verelim destek olur,arkamızda durur. Ama bazılarımız da onların bizi sokmaya çalıştığı şekil yüzünden baskı altında kalırız. Tıpkı bu kitaptaki kahramanımız Lydia gibi. Annesi kendi başaramadığını kızının başarıp ilk kadın doktorlardan olmasını istiyor. Kitap 1970li yıllara geçiyor.Tabii o zamanlar kadınlar tıp alanında henüz erkekler kadar aktif değil. Babası da küçükken ırkı yüzünden sürekli dışlanan arkadaşı olmayan bir tip ve kızının daha sosyal biri olmasını istiyor. Hatta ikiside Lydia'ya o kadar odaklanıyor ki diğer iki çocuklarıyla yeterince ilgilenemiyorlar bile. Lydia bu aşırı sevgi ve ilgiden bıkmışken,diğer ikiside sevgiye aç haldeler. Birgün Lydia ölü olarak bulunuyor. İntihar mı yoksa cinayet mi yavaş yavaş kitabın geçmiş anılara gitmesiyle ortaya çıkıyor. Oldukça ilginç bir kitaptı. Durgun ve düz gitmesine rağmen sıkmıyor bir şekilde. Hem çok az gizem unsuru barındırıyor hemde ders veriyor.Kitap bitince ister istemez hüzünleniyorsunuz. Keşke öyle olmasaydı falan diye geçirmiştim içimden sanki olay gerçekte yaşanmış gibi hissettim. Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen gayet başarılı. Anne ve babaların bu kitaba bir şans vermeleri lazım diye düşünüyorum.
Kitabın konusu çok ilgi çekici daha doğrusu katilin öldürme şekli. Katilimiz, bizim papatyaların yapraklarını"Seviyor,sevmiyor"diye tek tek koparıp aşk falına baktığımız gibi o da gülün dikenlerini"Beni öldürecek,beni öldürmeyecek"şeklinde koparıp kurbanın kaderini belirliyor. Davadan sorumlu polis şefi Logan ise en son öldürülen kurbandan sonra bu seri katilin elinden kurtulmuş tek kız olan Amanda ile görüşmeye başlıyor. Olayın iki kahramanı Logan ve Amanda. Bu zamana kadar hiç romantik ve polisiyeyi aynı anda okumamıştım. Tahmin edersiniz ki;bu polis şefi ile kurban arasında bir aşk yaşanıyor. Katilin hedefi kahverengi saçlı,mavi gözlü olan kızlar. Evet,katilimiz geçmişinde Kate adlı bir kızla yaşadığı trajediden sonra ona benzeyen kızları avlıyor ve hepsine Kate diyor hatta bir kadını öldürdükten sonra ona benzeyen başka birini görünce Kate geri döndü diyerekten onuda öldürüyor. Kısacası katilin sorunu bu. Baktığımızda katilin sorunuyla ilgili bir problem yok ama böyle biri benim aklımda direk psikolojisi bozuk,dengesiz biri olarak canlanıyor.Ama sonunda öğrendiğimiz katil çok başka biriydi. İki karakterde geçmişinde yaptığı hatalardan dolayı vicdan azabı çeken karakterler. Hikayede Amanda'nın katilin elinden nasıl kaçtığı bir türlü açıklanmadı ve ben bunun olmayışını eksik buldum açıkcası. Ayrıca sanki katil belliydi gibi ama yinede bu kitabın tadını kaçırmadı çünkü sayfalar ilerledikçe yeni birinden süpheleniyorsunuz. İlgi çekme ve meraklandırma yönünden eksik bir kitap değildi. Ben sadece romantizmin bazı kısımlarda fazla dahil olduğunu düşünüyorum yani Amanda sadece bir tanık gibi bir şeyken birden o da araştırmaya dahil oldu polislerle birlikte dosyaları gözden geçirip olası şüpheli katilleri bulmak için bilgisayar programı,algoritma bile yazdı. Yani bu normal
Ölüm FalıLena Diaz · Eksik Parça Yayınları · 2013217 okunma