Ve sonunda aranan kan bulundu!Uzun zamandır heyecanın dorukta olduğu,kitabın başından sonuna kadar atraksiyonun hiç bitmeyeceği olay örgüsü üzerine kurulmuş bir distopya arıyordum. Kitap bittiğinde işte bu dedim.Kül,renkler üzerine kurulmuş bir distopya. Doğdunuz anda kaderiniz belirleniyor ve kadere karşı gelme şansınız yok. Size ne biçildiyse onu yapmak zorundasınız eğer başaramazsanız öldürülüyorsunuz. Kitap Madden ve Dax adlı iki kızın kaderi etrafında dönüyor. Madden,Kader Sistemi'nin en yüksek halkası olan mor iken,Dax en düşük halkası olan bir renksiz,kül. Renkler;mor,kırmızı,yeşil,sarı,kahverengi,barut ve kül olarak kast sistemi şeklinde ilerliyor. Madden'in kaderi bu yedi renge mensup insanları yöneten Yediler Bakanı olmak. Dax'ın ise kaderi yok. Bazı insanları kaderlerinde zaman damgaları varken bazılarında yok. Mesela,Dax'ın arkadaşının kaderi saat 14.03 te karşıdan karşıya geçmekken başka bir çocuğun kaderi insanlara su dağıtmak. Çocuğun zaman damgası olmadığı için sürekli insanlara içecek bir şeyler getirip götürüyor. Bazı kaderler cidden saçma ve gülünç. Bütün olay Madden'in eski sevgilisi ve Dax'in abisi olan Link'in kader sistemine karşı çıkmasıyla başlamış oluyor. Aslında Kül renkler üzerine kurulmuş ilk distopya değil yani bu konuda özgün olduğunu söyleyemeyeceğim ama Kader Sistemi olayı cidden çok ilginç ve sıradışı olmuş. Buna karşın olay çok karışık değil,oldukça akıcıydı.İlk kitapta, kurulan sistemi açıklamada yinede eksiklik vardı. İkinci kitapta anca oturtulur,anlaşılması kolay olur diye düşünüyorum. Ben kitaba ilk başladığımda birinin kız birinin erkek olacağını farklı kastlar arasında oluşan aşkın bu sistemi bozacağını düşünmüştüm ama ikiside kız olunca nasıl olacak bu dedim. Yazar sizi oldukça şaşırtabiliyor.Distopyanın içinde