Bir yandan baskı, zulüm, diğer yanda direnç, sevgi. Belki de hayat, bu iki uç arasında bir denge kurma çabasıydı. Sevdiklerine sarılıp küçük kızını kucağına aldığında o minik bedeni, o yumuşak elleri avuçlarında hissettiğinde Bir kez daha anladı ki insan insanın zehrini alır. Ama onu zehirleyenler de insandı; başka insanlardı, soğuk, uzak, acımasız insanlar. O zaman belki de doğru olan şuydu: Seven insanlar birbirinin zehrini alır, birbirine şifa olur, birbirini kurtarır. Böylesi daha gerçek, daha insaniydi.