bu adam baska bir bicakti, bunu hissedebiliyordum. baska bi türdü ama yine de bir bicakti. umrumda değildi. ver su bicagi bana, diye dusundum. bazı seyler, ugurlarına kan dökülmesine deger.
“o yemini edecegim,” dedim.
artık o siyah gecelerin hiçbirini; pelerini kırpışan, titreşen yıldızlarla dolu aysız gecelerin hiçbirini, tabiatın bağrında tadamayan biçare ağaçlar! bunları buraya diken insanoğlu, her birine, “sen artık sen değilsin!” demiş sanıyoruz adeta. ve bunu unutmasınlar, uyuyakalmasınlar diye, onlar için, elektrik lambalarındaki bu gece aydınlığını icat ettiler.