Zaman daralıyor
Yazdığım şiirler de sen vardın. Anlatmak istediğim hikayeyi sendin, Yasaklı bir dilin içinde sen vardın, Ama seni sana anlatamadım... Bazen sözcükler yetmedi. Bazen de sen beni gözlerinde sürgün ettin, Ama ben seni hiç kalbimde idam ettirmedim, Ama sen beni idam sehpasında idam ettirdin... Bu ayaz gecelerde seni yazdım! Yalnız kalan ruhum, Senin yokluğunda çöl oldu... Çünkü sensizliğin yağmurun da kurudum... Bazen gizemli mektup olursun, O gün ki gibi! Senin gözlerin gözlerimde iken, Kalbim yerinde çıkar gibi oluyor... Ama ben artık sensiz öleceğim! Çünkü zaman daralıyor... Kefenim cebimde iken, Sense yoksun...
Şiir
Beni En Çok Geç Kalan Şeyler Üzdü..
Beni en çok gidenler üzmedi. Çünkü giden, gideceğini çok önceden belli ediyor aslında. Bir bakışından anlıyorsun, bir susuşundan, bir eskisi gibi olmayışından… Beni en çok geç kalan şeyler üzdü. Tam zamanında gelmeyen sevgiler… Bir ömrün en güzel yılları beklemekle geçtikten sonra kapıyı çalan insanlar… Söylenmesi gerekirken söylenmeyen sözler… Ve insanın kendi kendine verdiği, ama tutamadığı sözler… Beni en çok onlar üzdü. Çünkü bazı şeylerin yokluğu değil, gecikmişliği acıtıyor insanı. Bir çiçeği kışın açtıramazsın mesela. Açsa bile eski baharı getirmez.
Duygular
Reklam
Sena Şahin
Tam ne renkti gözlerin?🎶 Kısıldı mı sesin senin de🎶 Yokluğuma ağladığın gece, ah🎶 Üşürse ellerin🎶 Rüyama beklerim seni🎶 Yokluğuna ağladığım gecelerde🎶
Müzik
Yol ne kadar virajlı olursa olsun VAZGEÇME...
Hayat her zaman karşımıza dümdüz yollar çıkarmıyor. Benim yolum da fazlasıyla engebeli, virajlı ve sabır sınayıcıydı. En büyük hayalim, o minik kalplere dokunabilmek, çocukların dünyasında iz bırakabilmek, yani Okul Öncesi Öğretmeni olabilmekti. İlk yılımda elimden gelen her şeyi yaptım. Sınav bittiğinde sonuç beklediğim gibi gelmedi. İlk büyük hayal kırıklığımı o zaman yaşadım ama pes etmedim. 'Bir yılımı daha feda ederim ama hayalimden vazgeçmem' diyerek mezuna kaldım. İkinci yılımda, o masanın başında geçirdiğim ayların mükafatı olarak istediğim puanı aldım. Tam 'Her şey bitti, nihayet başarıyorum' derken, hayatın getirdiği bazı mecburiyetler, elimde olmayan sebepler ve engeller yüzünden kendimi hiç ait hissetmediğim, hayallerimle uzaktan yakından alakası olmayan bambaşka bir üniversitede bambaşka bir bölümde buldum. O bölümde geçirdiğim yarım dönem, hayatımın en büyük iç hesaplaşmasıydı. Her sabah o istemediğim amfilere yürürken içimden bir ses hep aynı şeyi fısıldıyordu: 'Senin yerin burası değil. Sen çocukların kahramanı olacaksın, o sınıflarda olmalısın.' Düzenimi kurmuşken, bir üniversiteye yerleşmişken her şeyi arkamda bırakıp sıfırdan başlamak deli cesaretiydi belki de. Etrafımdaki insanların şaşkın bakışlarına, 'Zaten bir bölüm kazanmışsın, ne gerek var maceraya?' diyen seslerine kulak tıkamak zorundaydım. Yarım dönemin sonunda bir karar vermem gerekiyordu. Ya bana sunulan bu hazır ama mutsuz hayatı kabul edip sineye çekecektim ya da kurulu düzenimi, her şeyimi arkamda bırakıp bilinmeze doğru bir kez daha savaşacaktım. İçimdeki o sese güvendim, kurulu düzenimi bıraktım ve yeniden o ağır YKS kitaplarının karşısına oturdum. Kolay mıydı? Asla kolay değildi. Herkes çoktan yolunu çizmişken, akranlarım üniversite hayatının tadını çıkarırken benim yeniden aynı
Benim söylemek için çırpındığım gecelerde, siz yoktunuz.
Alıntı
“Beni benden alırsan Seni sana bırakmam!” Bu sözlerin ağırlığını, altında yatan vandallığı az önce fark ettim. Aşk acısı çektiğimiz, kıymetimizin bilinmediğini düşünüp ağladığımız gecelerde bu şarkı ile sarhoş olup bağıra çağıra içimizdeki canavarı besledik. Bu sebeple , şu an yaşadığım aydınlanma içinde tüm geçmiş sevgililerimden özür dilerim. Beni benden, ben istediğim için aldınız. Sizin bir suçunuz yok, sizi size bırakıyorum. İyi geceler
Reklam
Reklam