Dünyaya karşı yüreğim soğudu. Savaşım bitti. Dünya için koşuşturmak artık yoruyor. Bir gölün, denizin başında saatlerce sessizce oturabilmek lütuf geliyor. Sahi bizi ney yordu böyle. Sürekli tüketmek mi, her gün tüm dünyadaki insanların evlerine konuk olmak mı, ya da hep daha fazlasını isteyen bir sürü güruhuna karşı koyanların, koymaya çalışanların dışlanması mı? Yoksa bu kadar feryat içinde sağır kalışımıza mı yorulduk? Ahh bu renkler içinde siyah beyaz yaşamak zorunda kalan insanlar… Ne çabuk tükendik değil mi, daha doğamadan?