Aşksız geçen her güne boşa geçmiş saydığım bir çizik atıyorum sanki. Belki tanımını bile bilmediğim bir kelimeyi hayatımın içerisinde arıyorum. Belki ben bakıyorum ama göremiyorum. Neden uzaksın bana diyorum neden yoksun ? Her duygu kendine has güzeldir ama sevilmenin ve sevmenin verdiği huzurla ama en çokta onunla yeni güne uyanmak kadar güzel duygular varken niçin acıyı seçiyorum hayatıma ? Benim mi seçimim bu yoksa seçtiklerimin mi seçimiyim ? Hiç anlayamıyorum hiç ..
okuma köşesi
​📖Zamanın ve Kendini Bulmanın Bilgeliği ​"40 yaşına gelip o büyük sağlık sorununu yaşadıktan sonra, hayatta gerçekten önemli olanın ne olduğunu anladım." ​⏳ Zamanın Hızı ve Gençlik Yanılgısı ​20’li ve 30’lu yaşlarda insan kendini yenilmez hisseder. Zamanın sonsuz olduğunu sanır ve onu ufak tefek, çoğu zaman materyalist şeylere harcarız. Yeni bir araba, iş yerindeki önemsiz tartışmalar veya hayatımızda hiçbir fark yaratmayan terfi hırsları... Oysa hayat, biz fark etmeden akıp gidiyor. Geçen her saniye, her dakika bir daha geri gelmiyor. ​⚠️ Dibe Vurmadan Uyanmak ​Birçok insan için "dönüm noktası" genellikle büyük bir sarsıntıyla gelir. Kendi hayatımda bu, orta yaşlarda yaşadığım ciddi bir sağlık sorunu oldu. Vücudumun bir kısmını ihmal ederek geri dönülemez bir hasara uğratmıştım. Sürdürdüğüm yaşam tarzından ve kötü alışkanlıklarımdan kopmak için büyük bir travma yaşamam gerekti. ​💡 Gerçekten Ne Önemli? ​Dibe vurduğumda, önemli olduğunu sandığım her şeyin aslında önemsiz olduğunu fark ettim. Bugün şimdiki zamanda nasıl yaşamayı seçtiğimiz, yarının belirsizliğinden çok daha önemli. ​🫱Mutluluk arayışı: Mutluluğu yanlış yerlerde arıyoruz; mutlu olmadığımız zehirli işlere finansal korkular yüzünden tutunuyoruz. 💔​İlişkiler: İnsanlar değişir, insanlar hayatına devam eder. Bir ilişkide mutlu değilseniz, onda kalmayın. Korkmayın; değişimden korkmak, mutsuzluğa mahkum olmaktan daha ağır bir bedeldir. ​✨ Bir Tavsiye ​Umarım bu deneyimler size rehber olur. Aynı ağır tecrübeleri yaşamak zorunda kalmadan, kendi içsel huzurunuzu ve sizin için gerçekten önemli olan değerleri keşfetmek için bugünden harekete geçin. ​Hayat, yarının gelip gelmeyeceğini bilmeden, bugünü dolu dolu yaşama sanatıdır. -Rob
Duygu ve Düşünce
Reklam
Umut etmiyorum, kızmıyorum, üzülmüyorum. Sadece hatırlıyorum. Alper Canıgüz
Alıntı
Bir daha geri gelmeyecek olan ömrü ziyan eden gönlüme de kırgınım..
İPEK YOLU MODA PROJESİ Dünyanın bilinen "Türk Desenli" İlk Pantolonu Alman Arkeoloji Enstitüsü'nün Avrasya Bölümü'nün Pekin şubesinin dünya çapında çok sayıda kurumla birlikte yürüttüğü bir araştırma projesidir. Araştırma, Doğu Asya'da 3.000 ila 1.000 yıl önce giyim ve mobilyalara odaklanıyor. 2013'ten 2016'ya kadar proje, "Nesnelerin Dili - Sosyal Gelişmeler Bağlamında Maddi Kültür" teklif çağrısının bir parçası olarak Federal Eğitim ve Araştırma Bakanlığı tarafından finanse edildi. Binlerce yıl önce ölen Tarım Havzası sakinlerini Batı Çin'deki müzelerde görenler onları asla unutmayacaktır. Aşırı kuraklık onları ve eşyalarını çürüme ve kayıptan kurtardı. Mumyalanmadılar, bu yüzden mumyalanmadılar, bandajlanmadılar veya Mısır'daki gibi bağlanmadılar. Yas tutanlar onu giydirdiler, yeni saçlarını yapıp son yattığı yere yatırdılar ve bugün hala yararlı ve değerli olduğunu düşündüğümüz şeylerle birlikte mezara gömdüler. Şeylerin özelliklerini ve etkilerini ne kadar yakından analiz edersek, o zamanlar insanlar için ne anlama geldiklerini daha iyi anlayabiliriz. Giysileri de korunmuştur. Giysiler erkeği yarattığı ve birçok kişisel özellik gösterdiği için, geçmiş bir çağdan insanlarla gerçekten tanışma izlenimi özellikle güçlüdür. Görünüşe göre tek yapman gereken onu uyandırmak. Prof.Dr.Mayke Wagner, 2019 *** Turfan Yanghai Sitesi Doğu Türkistan- (burada sürekli batı çin vurgusu yapılıyor oysa anılan tarihlerde buralar İskit-Saka,Hiung Nu (Hun) , Göktürkler ve Türk Boylarının egemenlik ve kültür alanlarıydı) -buluntuları giysi (binici pantolonu )ve eşyalar üzerinde desen ve motiflerin de Türk desenleri olduğunu yazmayı nedense unutuyorlar.Doğu İran Oxus Uygarlığı diyorlar ki aynı şeyleri tekrarlamaya gerek yok Oxus’un ötesi tarih boyunca İskitya-Turan-Türkistan
VAHİY ve TARİHÎ DÜNYA...
(...) Mustafa Öztürk “nesh” olgusunu sadece klasik bir usûl bahsi olarak değil, Kur’ân’ın kendi nüzûl süreci içinde hükümlerini tarihî ve sosyolojik değişime göre revize ettiğini gösteren merkezi bir delil olarak kullanır. İlk Müslüman neslin, hükümleri yirmi üç yıllık canlı bir süreç içinde yaşadığını; sonraki Müslümanların ise aynı hükümleri tamamlanmış mushaf içinde yan yana gördüğünü söyler. Buradan vardığı sonuç, Kur’ân hükümlerinin bir kısmının mutlak, sabit ve her şartta lâfzı mucibince uygulanacak normlar olarak değil, nüzul dönemindeki değişen şartlar içinde işlev gören hükümler olarak anlaşılması gerektiğidir. Yine Öztürk’e göre sahabe Kur’ân’ı kendi başına duran yazılı bir metin olarak değil, Hz. Peygamber’in fiilî rehberliğiyle iç içe geçmiş bir hayat tecrübesi içinde kavramıştır. Bu tespit, ilk bakışta Kur’ân-Sünnet bütünlüğünü vurguluyor görünür. Fakat Öztürk bu bütünlüğü, Kur’ân’ın anlamının metnin kendisinde tamamlanmış olmadığı, vahiy ile tarihî dünya arasında kurulan dinamik ilişkide açığa çıktığı fikrine bağlar. -REHA KANSU, "Tarihselcilik ve İslâma Muhatap Anlayış", -II. Tarihselciliğin Temel Varsayımları-, besincidevre.org, 18 Haziran 2026-
İslam'da Tarihselcilik
Reklam
Reklam