Ben asıl sana hamamböceklerinden bahsetmek istiyorum. 250 milyon yıldır hiç değişmemiş olduklarını biliyor muydun? Dünyanın başından neler gelmiş geçmiş ama onlar hâlâ ilk günkü gibi yaşıyorlar. Atom bombası filan atılıyor, “Bize fark etmez” deyip yaşamaya devam ediyorlar. İşte ben de sana karşı, tıpkı hamamböcekleri gibi, başından beri değişmeyen bir sevgi besliyorum. Tarif etmek için daha sevimli bir hayvan bulamadım, özür diliyorum...
Sonra üizerine yorgunluk, suskun ve şaşkın bir yılgınlık çöktü. Kırmızı lekelere, gözünün önünde kıvılcımlara dönüşüp dans etmeye başlayıncaya kadar donuk gözlerle baktı. Her şey birbirine karışmıştı. Yaşadıklarınin bir düş olduğunu hissetti yalnızca; mutluluk ya da mutsuzluk, insanlar ya da yalnızlık, geçmis ya da gelecek bir düştü. Arzuladığı hiçbir şey yoktu artik. Böyle bir anda suskunlaşmak ölmek bu herhalde, diye acıyla düşündü.
Reklam
Bu yaşına kadar, birisinin çıkıp ona böyle bir söz söylemesini beklediğini ilk kez anlıyor. Bağıra bağıra ağlamak istiyor şimdi. Bomboş geçmiş yaşamına. Anlamsız ölümüne... Başka kimse ağlamayacak arkasından. Bunu ne kadar önemsemediğini söylemiş olsa, şimdi önemsediğini biliyor. İlk kez, arkasından ağlayacak bir yakınının olmasını istiyor. Belki bir çocuğunun. Şu kız gibi bir kızının... İnsanın yaşadığına inanması ve ona bir değer vermesi için, ölümünden sonra arkasından birilerinin ağlayacağına inanması gerektiğini düşünüyor.
Sayfa 121 - Remzi KitabeviKitabı okuyor
Geçmiş beni öylesine içine çekiyor ki… bazen geleceğim hiç yokmuş gibi hissediyorum…
Sayfa 189 - Remzi Kitabevi, 6 Baskı Kasım 2015Kitabı okuyor
“Sevgi hataların kaydını tutmaz. Sevgi geçmiş başarısızlıkları ortaya getirmez. Hiçbirimiz mükemmel değiliz.”
Reklam
1.000 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.