Sürekli İlerleme Düşleri. Modern insan, teknolojik ve medeni gelişmeyi kesintisiz bir yukarı doğru yükseliş, bir 'ilerleme' hikayesi olarak okumaya programlanmıştır. Bu kör inanca göre, geçmiş vahşi, karanlık, yoksul ve sefildi; şimdiki zaman ise konforlu, zengin ve aydınlıktır. Ancak insanlık tarihinin en belirleyici dönüm noktası olan tarıma geçiş, bu pembe ilerleme düşlerini ampirik olarak paramparça eder. Tarımla birlikte insan nüfusu mantar gibi çoğalırken, bireysel yaşam kalitesi ve özgürlük serbest düşüşe geçti. Antropologların 'kadim yoksulluk mu, yoksa sözde bolluk mu?' diye tartıştığı bu kavşakta, avcı-toplayıcıların haftada sadece birkaç saat çalışarak muazzam bir besin çeşitliliğine, düşük strese ve yüksek cinsel özgürlüğe sahip oldukları; çiftçilerin ise şafaktan gün batımına kadar kölece çalışarak tek bir gıda rejimine (buğday/pirinç) mahkum edildikleri ve salgın hastalıklarla kırıldıkları ortaya çıkmıştır.