“Geçmiş bazen bir türlü kapanmayan bir yara oluyor. Onunla yaşamasını öğreniyoruz. Elbette geçmişimizi silemeyiz, ama geleceğimizi de geçmişimiz için heba edemeyiz.
Babam omuzlarında tonlarca geçmiş taşıyan bir Atlas'tı.
Şimdi, o aramızdan ayrılınca, tüm o geçmişin çatırdayarak üzerime usulca yıkıldığını, beni tüm öğle sonralarının arasına gömdüğünü hissediyorum. Çocukluğun sessizce yıkılıp dağılan öğle sonraları. Ve yardım için çağıracağım kimsem yok.
Yaşlısı ,genci Anadolu'nun,kadını ,eri
Kulak verip gönül sesine ,
Sevap saymış imeceyi hep ,baş görev bilmiş
Ve işte ,şimdi de sıra gelmiş,
En zorlu işine geçmiş ve geleceğin,
En kutsal imecesine:
Yedi düvele karşı durmağa !
Nüzhet Erman