Sana küsmüştüm ,senin hiç haberin olmadı ,farenin dağa küsmesi gibi küsmüştüm ,en son ,seni gördüğüm gün arkandan koşmak istedim "gel konuşalım,bana böyle hüzünlü gözlerinle bakıp gitme ,biliyorsun sen benim canımsın" demek istedim..
Beyaz DişJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202095,7bin okunma
Gökyüzünde iki gezegenin çekimser aşkını aynı ofiste çalışan Adam ve Kadın üzerinden okuduğumuz bir hikaye... Gezegenlerin yörünge hareketleri, onların birbirine olan yakınlığı ve uzaklığı bize; ayrılmak istemeyen ama yaklaşmaktan da korkan iki arkadaş! üzerinden anlatılıyor. İkisi arasında mıknatıs gibi bir çekim, zıt kutuplar gibi bir itiş var ikisininde anlam veremediği bu çelişki tıpkı toprağa kavuşmak isteyen yağmur damlası gibi değse kaybolacak değmese yok olacak. Ya kendini aşkta kaybedecek ya da gururuna yenik düşüp başlamadan bitecek... İşte boyle bir gel git dünyasından kendini kendinde bulma yolculuğuna...
Bitti dediğin yerde yeniden var olmanın hikayesi. Kitabın sonu tam bir ters köşe. Bulmak için önce kaybolmak gerekir. Bulduğun kaybettiğinden her zaman daha değerlidir. Çünkü sendir... Sana ait olan benliğindir.
İsimsiz bir olay örgüsünden ibaret olan kitap biraz evrenselliği benimsemiş gibi, okuyan her insan adamdan bir parça kadından bir duygu bulabilsin istenmiş... Tam da istediği gibi yazarın okurken çokça '-aaa bu ben! diyeceğiniz bir kitap. Satırlarında yaşayamadığınız, yaşamakta çekimser davrandığınız kokuyu bulacaksınız. Kitabın kapağını kapattığınızda aklınızda kalan sadece duygular olacak. Karakter tahlılı değil,olay örgüsü değil sizde oluşan duygu tıpkı yağmurdan sonra kokusunu aldıgımız o toprak gibi ... sakinleştiren,rahatlatan ama sorgulatan
Serinin dördüncü kitabı.Vali kötü bir karakter olmasına rağmen bütün gel-gitleriyle bence sarıyordu.Belki bunda onun başlangıçtan beri yaşadıklarını bilmemiz etkiliydi.Ölmesini istemezdim.Ama Vali'den sonra bu roman serisi nereye evrilecek diye de merak etmiyor değilim.Bu kitabı beğendim.Olaylar sürükleyici şekilde ilerliyor.Kesinlikle bu seriyi tavsiye ediyorum.
Çok akıcı ve bilgi dolu bir okuma oldu. İlber hocamız mutlaka gezilmesi gereken yerleri söylerken altını da dolduruyor. Ülkelerin kültürleri mimarisi ve tarihine ait pek çok şey öğreniyoruz. Her yaştan okur rahatlıkla okuyabilir öneririm.
“Kendine gel Türk, kendine gel Türk!”
Olay batılı eğitim görmüş ama kimliğinin farkında olan aydın, şuurlu bilinçli bir Tatar Türk kızının ve ticaretle uğraşan ağabeyinin bir Osmanlı Türkü esir subay Mehmet Tolun Bey ile tanışması üzerine atılan fikri ve milli bir yolculuğun niyetiyle başlar. Bu sürece Bilal adını verdikleri Kont Zichy Bela adlı Türklüğünün bilincinde olan Macar Türkü bir subay da eşlik eder.
Ve binbir plan, düzen ve nizam içerisinde hazırlandıkları fikri yolculuğa konulurlar. Bu yolculuk onların atalarına, milletlerine karşı bir vazifedir. Bu vazifenin geç teşekkül etmesine karşı hayıflanma ve kızgınlık, mahcubiyet ve kıskançlık vardır. Hayıflanma, kızgınlık, mahcubiyet atlarına karşıdır. Kıskançlık ise atalarının onlara bıraktığı ölümsüzlük anıtını bir Türk değil de Türk olmayanlar tarafından bulunması, incelenmesi ve işlenmesidir. Bu işlenmeye hiç güven duymamaktadırlar. Düşmanın onlara ölümsüzlüklerine dair panzehiri elleriyle sunacaklarını düşünmemektedirler. Dönemin şartları Türkler için ölüm kalım mücadelesinin verildiği elzem bir dönemdir. Cihan devletleri cihanşümul Türkleri tarihte hiç var olmamış gibi kazımak isterken köklerinin derinliğine kanıt Orhun Yazıtlarını onların lehinde çözümleyecek değillerdi. Bu, dört genç kimlik arayışlarında bu yazıtlarla hemhal olmanın heyecanına kapılarak çoşkuya gelseler de hem fikri bir Turan seyahati yapmamış Türklere kızarken hem Türklüğün ölümsüzlük anıtlarını ortaya çıkaracakları ve cihanın önüne serecekleri için kıvanç ve gurur duygularıyla bürünüyorlardı. Özellikle Mehmet Tolun Bey, bu yaptığının kendi milleti için bir ilk olduğunu ve milletinin gençlerine kapı aralayacağına umut ediyor, böylelikle bilim yolunun önünde uyuşukluğun kalkacağına dair heyecan duyuyordu. Tüm hikayeyi de onun yazmış