F/D

Puan vermedi
Aç Kuşlar – Işıltının Arkasındaki Karanlık Deniz Akkaya’yı uzun yıllar manken ve televizyon kişiliği olarak tanıdık. Aç Kuşlar’da ise bizi bambaşka bir dünyaya götürüyor: Boğaz yalılarının, seçkin partilerin ve görünmeyen çürümüşlüklerin içine. Romanın konusu, zengin ve seçkin ailelerin çocuklarının ihtişamlı yaşamlarının arkasındaki boşluk ve yozlaşma etrafında şekilleniyor. Yeniköy’deki Siyah Yalı, bu karanlık dünyayı en somut şekilde gözler önüne seriyor: yasaklı madde kullanımları, cinsel sapkınlıklar, manipülasyon ve suskunluk kültürü... Roman, aynı zamanda oyunculuk dünyasına dair gerçekçi bir bakış da sunuyor: rol dağılımları, imaj yönetimi, stratejik ilişkiler ve kapalı kapılar ardındaki pazarlıklar, şöhretin kırılganlığını ve başarı uğruna verilen tavizleri gözler önüne seriyor. Romanın doruk noktası labirent sahnesi ise karakterlerin kendi vicdanıyla yüzleşmesinin simgelendiği kısımdı. Bu sahne, kitabın alt metnindeki karma ve içsel adalet temasını pekiştirdi. Aç Kuşlar, okuru rahatsız etse de düşündürüyor ve uzun süre akılda kalacak bir deneyim sunuyor.
Aç KuşlarDeniz Akkaya · Destek Yayınları · 2026171 okunma
F/D
Asla şu yorumu hakedecek bir kitap değil, sonuna kadar nasıl okudunuz merak ettim doğrusu. Daha en başından kendini milletin üstünde ve onların ulaşamayacağı tahtta oturan "ünlü" üslubu var. Doğrusu iyi bir şey beklemiyordum ama pr işi iyi yapılınca bir merak etmiştim. Bunun için okumak gerekmezdi, televizyondaki magazin-haber tarzı gündüz kuşağında geçen herhangi bir konuşmanın yazıya dökülmesi gibi. Edebi hiçbir yanını görmedim, belli ki siz görmüşsünüz. Kendine ünlü dedirten ve kanaat önderi gibi davranan her kişinin twitlerinimde okusanız aynı sonuca varırsınız gibi düşündüm. Kişisel görüşümdür
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·238 syf.··
2025 6. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2025 07:10
Uzuuunn zamandır okumak istediğim bir kitaptı. İlk birkaç sayfa ben ne okuyorum, kafamı boşaltıp bu hikayenin içine girebilecek miyim diye bir endişe duydum ama bir anda yazar elinde bir süpürge zihnimin köşelerini öyle bir temizledi ki kitabı okumadım içtim. Bu nasıl bir hayal gücü bu nasıl bir anlatım. Olayın, karakterlerin karmaşık örgüsüne rağmen o kadar keyifle okudum ki. Yazarın diğer kitaplarını okumayı heyecanla bekliyorum
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,8bin okunma
F/D
Tam olarak böyle düşünmüştüm okurken. Düşük puan veren yorumlara bakınca da herkes iyi ki aynı şeyleri anlamıyor...
BİR SONRAKİ ROMAN KAHRAMANI BİZ OLMAYALIM
Puan vermedi·280 syf.··
Beğendi
·
2020 63. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Temmuz 2020 04:13
Spoiler içerir Yıl 1959. Elimizdeki kitap içinde yazılanlardan gayri kendine ait bir başka maceranın da ana karakteridir. Fakir Baykurt bu kitabı 28 yaşında yeterli edebi ve toplumsal bilgiye haiz bir vaziyette kaleme almıştır. Kitabı bitirdikten sonra "Yunus Nadi Roman Armağanı Yarışması"na göndermiş ve dokuz kişilik jüriden yedi oy alarak birinci çıkmıştır. Bu jüride Halide Edip Adıvar, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Azra Erhat, Orhan Kemal, Behçet Necatigil gibi alanında yetkin isimler vardır. Birincilik sonrası, kitap önce Cumhuriyet gazetesinde yayımlanmış, sonra ise basımı gerçekleşmiştir. Kitapta bel altı ima bulunan ufak bir kıssa geçmektedir. İşte bu kıssaya dayandırılarak "müstehcen yayın kovuşturması" açılmıştır esere. Bilirkişi raporu kitap lehine olsa da Milli Eğitim Bakanı'nın emri ile düzenlenen yeni raporda "Roman, hem müstehcendir, hem de sol propoganda yapmaktadır!" içeriğine istinaden 1960'a kadar Fakir Baykurt öğretmenlik görevinden uzaklaştırılmıştır. Ve bu olayların üzerine Baykurt şunu söyler bize ibret alalım diye: "Bu akıllılar, ülkemizde güç halle ilerlemeye çalışan sanatın havasını kesmeye, güneşine perde olmaya özeniyorlar. Sanatçıyı yıldırıp kendi buyruklarına almak istiyorlar. Ama sanatçı, onların dediği yere gelmez! Bir oyunun oynanmasına engel olabilirler. Türkiye'de onlardan yılacak bir tiyatro genel müdürü, bir milli eğitim bakanı çıkabilir ve çıkmıştır. Ama sanatçı çıkmaz. Tek başıma da kalsam, bir sanatçı olarak ben onları dinlemem. Onların sözüne bakıp yazacaklarımdan geri kalmam. Onların keyfine göre tek satır yazmam; firlatır atarım elimden o kalemi!" İşte bu cümlelerin sahibinden bize ulaşan her satır, gerçekleri tam doğruluk ile yansıtan satırlardır. Bu kitap hakkında yazarken, ben daha çok o gün ile bugünü kıyas etmek istiyorum.
Edebiyat
Yılanların ÖcüFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 20217,3bin okunma
F/D
Yprumunuz kitaptan daha uzun olmuş. Baştan sona okudum ve sayenizde kitabı okumaya karar verdim. Teşekkürler...