Ümmetin her bir unsuru kendi cenazesini kaldırmaktan, kendi gözyaşlarına boğulmaktan başını kaldıramaz hale geldi… Bırakın dünyanın öbür ucundaki Müslümanın acısını hissetmeyi, kalbimize saplanan zehirli oku hissedemez hale geldik…
kucağıma aldım aşkı
baktım olacak gibi değil, kalbime bastım
sen ki benim en kurak toprağımdın
yağmur suyu hürmetine sana kandım
kandım... içe içe yandım.
yalnızlığımsan da, yalnızsan da gel artık
sözüm geçmez oldu kalbimde silkelenen atlara
bitmemiş bir şiir gibi
ya da yitirilmiş, hatırlanmayan
gökyüzünde bile dikiş tutturamayan martılar
artık hangi denize sığar
artık hangi hayali süsler
sanki bir şeyler hep eksik kalacak, bir şeyler
toprağının altında upuzun bir su olacağım
gözlerimle kamaştım bedenine sanki
yağmurun önünde utanmadan ağladım
iki denizfenerinin bana gözkırptığı o gece
silivri'de bile, seni hiç aldatmadım
boynundaki o cumartesi kokusu
nerden geldi, nerden sızdı yalnızlığıma
sana baktıkça içimden koşmak geliyor...