23.56
Geçenlerde şöyle bi cümle okudum: “eğer okyanusun dibine batıyorsan, sakın oradan bir inci çıkarmadan geri çıkma…” çok anlamlı... Hayattaki her deneyimin aslında öğrettiği şeyler vardır. ‘Bu yaşadıklarım bana ne anlatıyor?’ diye sormak lazım ki gelişelim, değişelim…
Edebiyat
Niyazi Aksoy, X hesabından "Okul disiplinin ilk düğmesi okul üniformasıdır. Sınıf disiplininin ilk düğmesi ise derse zamanında girmektir." paylaşımını yapmış. Yukarıdaki paylaşım dikkatimi çekti. Cümleyi okudum. Bir kez daha okudum. İkna oldum. Öğrencilerin okul kıyafeti olmalı. Bu kıyafet, aidiyet hissinin yanı sıra kişiye öğrenci olduğunu sürekli hatırlatır. Kıyafet, öğrencinin okul ve sınıftaki rolünü ortaya koyar. Öğrenci, öğrenim gören kişidir. Yani öğrenen kişidir. Öğretmen de ders veren kişidir. Yani öğreten kişidir. Ben disiplinden yanayım. Sertlikten bahsetmiyorum. Kuralların her zaman uygulamasından yanayım. Ders saatinin başlama ve saatleri kuraldır. Buna uymak da disiplinle ilgilidir. Öğretmenin görevi derse zamanında girmek ve ders saati süresince en verimli şekilde ders işlemektir. Bence en önemli şey öğretmenin mesleğini severek yapması ve bunu öğrencilerine yansıtmasıdır. Bir öğretmenin sınıf içi performansını öğrenciler dışında hiç kimse bilemez. Devletin sınavlar yaparak atadığı öğretmeni sorgulamak da hoş olmaz. Ancak öğretmenlik dinamik bir meslektir. Öğretmenin teknolojiye ayak uydurması, yeni öğretim yöntemler geliştirmesi ve projeler üretmesi şarttır. Dersler ile ders dışı etkinlikleri bütünleştirerek okullarımızı sosyal yaşam merkezleri haline getirmeliyiz. Son söz: Hayat, parçaları birbirine bağlı olan bir bütündür. Öğrenciyi eleştirirsek öğretmen eksik kalır. Öğretmeni de eleştirirsek veliler eksik kalır. Velileri de eleştirirsek sistem eksik kalır. Sistemi de eleştirsek hükûmet eksik kalır. Hükûmeti de eleştirirsek devlet eksik kalır. Herkes, bir şeyleri düzeltmek için katkı sunmalıdır. Yaşadığımız dünyayı birlikte güzelleştirelim. Bunu başarabiliriz. Okul saldırısından sonra bir soru sormuştum. "Hiç kimse değişmeyecek mi? Aynı insan mı
Hayata Dair
Reklam
Kişisel gelişelim derken kişisel gevşedik
Devlet olarak donanımlı hastane yapıyorsunuz içine teknolojik aletlerle eğitimi almış insanlarla halkınızın hizmetine sunuyorsunuz. Bekleme alanı sıra numarası hepsi mevcut. Ama insanlar birbirlerini itiş kakış hakaret arğo lisan çocuk kadın demeden birbirine giriyorlar. Senin sıran benim sıram anlamakta güçlük çekiyorum bekleme solonunda bekleyip sıran gelince içeriye girmek ne kadar zor olabilir. Saygısızlık seviyesizlik diz boyu. Sonra "gelişemiyoruz" niye gelişelim ki! Yada şunu sormak lazım neden gelişemiyoruz "Eğitim"çok önemli! "Öğrenim" demiyorum "eğitim" diyorum kişisel eğitim toplumsal eğitim başka türlü ğelişmiş milletler seviyesine ulaşmamız mümkün değil.
Duygu ve Düşünce
Beni değiştir yönlendir bir kalıba sok Degistirmeme izin ver dönüştürmeme geliştirmeme Geliselim donuselim mutluluğu bulalım belki de Herkesten güçlü kimseye muhtaç olmadan Belki ölümümuzun sebebi ama utanç duymadan...
Sayıyorsan beni kendine yakın, Hem ben bilem hem sen bil, bilişelim. Benim köyüm senin kentine yakın; Hem ben gelem hem sen gel, gelişelim. Yetik Ozan
Reklam
Reklam