Ofisimdeki panomdan bir söz: "Geçmişten ders al, bugün için çalış, gelecek için hayal kur!" "Amaçlar her zaman bir beden büyük olmalıdır ki ona göre gelişelim," der Josie Bisset. Hayallerinizi bir beden büyütmekle işe başlayın. Hayallerimiz çocukluk elbiselerimize benzer, gerçek bedenimizden bir boy büyük olmalıdır ki, onun içini dolduracak şekilde büyüyelim.
Sayfa 63·Kitabı okudu
"Amaçlar her zaman bir beden büyük olmalıdır ki ona göre gelişelim," der Josie Bisset. Hayallerinizi bir beden büyütmekle işe başlayın.
Sayfa 63·Kitabı okudu
Reklam
Onun lûtfu olmasaydı, kıskanç canlar adını bile andırmazlardı bana. Şemseddin, gerçekten de ulular ulusudur, efendiler efendisi . . . Onun canındaki güzellik yüzünden bütün sıfatlar, bütün hünerler, güzelliğe kavuşmuştur. Bedendekilere de yüz gösterir ümidiyle gerçeklerin canları, taşkınlıkla yenlerini, yakalarını yırtmışlar. O güneş, bir kez bakar, görür de sayesinde yeşerir, meyve verir, meyvesi de yetişir, olur dedim de ümit tohumunu ektim. Güzelim gözlerinizin gölgesi canlara candır; yarabbi, o gölgeyi tekrar ihsan et bize de gelişelim.
Aşk ve Şiir
Üçüncü Yol
Sayıyorsan beni kendine yakın Hem ben bilem hem sen bil, bilişelim, Benim köyüm senin kentine yakın; Hem ben gelem hem sen gel, gelişelim.
Sayfa 41·Kitabı okudu
trak tiki tak! Makinalaşmak istiyorum!
Bizim makinemiz, onlarınkinden bile büyük. Şu sese bak, şu gürültüye bak! Makinemiz ne gürültü çıkarıyor… Öbürleri de, - Evet, demişler, makineyi yaptık kurduk ya, biz de artık gelişiriz. Bundan sonra bu makine hiç durmadan işlesin ki, biz de durmadan gelişelim…
Edebiyat
İşyerine aidiyet konusuna dönersem, Türkiye'de aile şirketleri, "Değerlerimize bağlı olarak ama yeniliklere uyarak gelişelim," der. "Bağlı oldukları değerler nedir?" diye sorduğunuzda, "İşi sahiplenmek, sorumluluk sahibi olmak," cevapları verilir. Bu sözler, temelinde doğru olsa da, genelde kâğıt üzerinde kalır. Patronların büyük kısmı çalışanlarına karşı, değişen dünyanın onlara yükledikleri sorumlulukları yerine getirmek istemiyor. Bu nedenle de birçok patron şirketinde sürekli genel müdür değiştirme eğilimi vardır. Şirketi kurtaracak genel müdür arayışı hiç bitmez. Bu sistem içinde genel müdürler de bir süre sonra bıkıp gider. Patron için bahane hazırdır; "Yenilik ve değişim için profesyonelleşmeye evet. Ancak bizi bugüne kadar getiren değerlerimizden ödün vermeden..." Bir diğer söylem, çok çalışmak ve işi sahiplenmektir. Bunlar zaten kimsenin inkâr etmeyeceği değerlerdir ancak bu bir süreç içinde, bir sistem içinde gerçekleşirse anlamlıdır. Avusturyalı yazar Peter Drucker'ın ünlü özdeyişinde olduğu gibi, "Kültür, stratejiyi kahvaltı niyetine yer." Günün sonunda genel olarak klasik patron şirketlerinin kültürüne baktığınızda hiyerarşi, kontrol, bürokrasi, bölümler arası çekişmeleri teşvik, güvensizlik, dedikodu, kısa dönemli sonuçlara odaklanmak, bilgi saklama, güce dayalı yönetim anlayışı ve uzun çalışma saatlerinin bu kültürün bir parçası olduğu anlaşılır.
Sayfa 151·Kitabı okudu
Reklam
Reklam