Sana, senin sözlerini tekrarlayarak veda ediyorum: ‘’ Merhaba Beyaz Gemi, ben geldim!’’
Sayfa 162 - Ötüken Neşriyat A. Ş.·Kitabı okudu
Nusret Mayın Gemisine Dair
Boğaz ağzından 8000 yarda içeriye kadar bütün Boğaz dikkatle muayene edilmiş ve taranmış olduğundan, Boğaz'ın temizlenmiş olduğu kabul edilmişti. Fakat, elim bir talihsizlik eseri olarak, 26 mayından ibaret olan bir hat bulunamamıştı. Bu hat, diğerleri gibi Boğaz'a aykırı değil, Boğaz boyunca ve Kepez'den başlayan ana mayın tarlasının tam önüne dökülmüştü. 18 Mart sabahı saat 10:00'da, müttefik donanma muharebeye başlamak üzere azametle hareket ederken, o melun mayın hattı tam bu noktada, emniyet içinde yatmaktaydı. Bu yeni ve görünmez tehlike karşısında donanmasını Boğaz dahilinde tutmanın imkânsız olduğunu gören Amiral de Robeck, harekâtı durdurmaya karar verdi. Pek mutedil olarak başlamış olan gün, bu bilinmeyen tek mayın hattının, o olağanüstü ve ortalığı kırıp geçiren başarısı yüzünden tam bir başarısızlıkla sona erdi. Bu mayınların, seferin talihi üzerindeki etkisi ölçülemez.
Sayfa 37·Kitabı okuyor
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Çanakkale Savaşına Dair
Felaketlerin hakiki sebebi keşf ve tayin olununcaya kadar çok zaman geçmedi. Hakikat şu idi: Türkler 8 Mart gecesinde bizim haberimiz olmadan Erenköy koyu dahilinde ve sahile paralel 26 mayın demirlemişler. Balıkçı gemilerimiz yaptıkları aramalarda bunlara rastlamamıştı. Türkler bu mayınları özel maksatla bizim daimi manevra sahamıza koymuşlar, gösterdiğimiz bütün ihtiyat ve basirete rağmen baş döndürücü bir zafer kazanmışlardır.
Sayfa 37·Kitabı okuyor
Gözlerim yerinden çıkana kadar okudum, okudum. Afrikalıların parayı kendi kardeşlerinden daha çok sevdiği için bizi nasıl sattıklarını okudum. Gemilerle Amerika’ya nasıl geldiğimizi.Nasıl zorla çalıştırıldığımızı.
Sayfa 141·Kitabı okuyor
Alıntı
Ne demişler, çağrılan yere ar eyleme, çağrılmayan yeri dar eyleme.
Sayfa 135 - Ötüken Neşriyat A. Ş.·Kitabı okudu
Sevgili Celie, Afrika'ya giden gemide neredeyse her gün sana bir mektup yazdım. Ama limana yanaştığımda moralim o kadar bozuktu ki, hepsini yırtıp yırtıp denize attım. Albert mektuplarımı sana vermeyecek öyleyse yazmamın ne faydası var? Onları yırtıp dalgalarla sana gönderdiğimde böyle hissediyordum. Ama şimdi farklı hissediyorum. Bir keresinde bana, hayatımdan o kadar çok utanıyorum ki Tanrı'ya bile anlatamıyorum, demiştin, o yüzden, yazım ne kadar kötü olursa olsun yazmak zorundayım. Ne demek istediğini şimdi anlıyorum. Tanrı mektuplarımı okusa da okumasa da yazmaya devam edeceğini biliyorum; bu bile bana yol göstermeye yetiyor. Her neyse, sana yazmazsam sanki dua etmemiş gibi kendimi kötü hissediyorum, içimde kilitli kaldığımı ve kalbimin sıkış-tığını. Çok yalnızım, Celie.
Sayfa 139·Kitabı okuyor
Alıntı