"Böyle balık ne gördüm ne duydum doğrusu. Ne olursa olsun onu öldürmek zorundayım. Yıldızları öldürmeye kalkmadığımıza iyi ediyoruz, ya bir de onu yapsaydık!"
"Ya bir de her gün ayı öldürmeye çalışsaydık?" diye düşündü. "O zaman ay kaçardı. Fakat ya her gün güneşi öldürmek gerekseydi?"
"Peki ya insanlar?" diye sordu. "Onlara ne olacak?"
"İnsanlar zaten gereksiz." diye bağırdı ses "Dünyayı, artık kendileri gibilere yer kalmayacak bir hale yine kendileri getirdiler"
"Biliyor musunuz birlikte dolaşmamız çok tehlikeli: Kaç kere sizi dövme, parçalama, boğma isteğine kapıldım bilmiyorum. İşi oraya vardırmayacağımı düşünüyorsunuz değil mi? Beni kuduracak hale getiriyorsunuz. Rezalet çıkarmaktan korkar mıyım sanıyorsunuz? Ya da gazabınızdan? Bana ne gazabınızdan? Sizi hiç umudum olmaksızın seviyorum, bundan sonra bin kez daha fazla seveceğimi de biliyorum. Günün birinde sizi öldürürsem, kendimi de öldürmem gerekir; öyle olsun bakalım, ama yokluğunuzun katlanılmaz acısını daha uzun hissetmek için olabildiğince geç öldürürüm kendimi. İnanılmaz bir şey oluyor: Sizi her gün daha fazla seviyorum, oysa bu handiyse imkânsız."