Aşk, gönlün sönmeyen ışığıdır; akıl ise o ebedi nurun huzurunda yolunu arayan mütevazı bir yolcudur.
Gönül aşkla yanıp pişince, akıl ancak o vakit gerçek aydınlığına kavuşur. Zira hakikat, sadece satırlardan değil, sadırlardan yani gönüllerden geçer; gerçek idrak, sevmeden kavranmaz.
Aşk, varlık perdesini aralayan bir anahtar; akıl ise o perdenin ardındaki sırrı okuyan bir şerhtir.
Akıl görmeye başladığında, bütün menzillerin tek bir noktada düğümlendiğini fark eder: Bütün yolculuk O’na imiş. Hesaplar susar, kıyaslar erir, geriye sadece "hayret"in o dingin sessizliği kalır.
Aşk yola düşürür, akıl ise o yolda yürümeyi öğretir. Biri kanat olur, diğeri rehber. Lakin nihayetinde ikisinin de kıblesi aynıdır: O Ebedî Sevgili.
Ve yolcu, menzile vardığında anlar ki; aranan da, arayan da, yolun kendisi de O Ebedî Sevgili’dir.
___ /Güven Taşdemir