Gerçek sevgi her tür izahın, sebebin, gerekçenin toplamından daha fazla bir şeydir. O idrak makamına ulaştığında artık sebepsiz sevmeye başlarsın. Sebepsiz sevdiğin için de hiçbir hadise, neden, kusur, söz, hareket seni o sevgiden uzaklaştıramaz. Bu, sevginin son noktasıdır.
Gerçek âşık, sevgilinin yüzüne, bütün perdeleri yırtarak, doğrudan ama gerçekten kalbiyle, ruhuyla bir kere bakarsa o an içinde ölür. Âşığın ölümünden sual olunmaz. Öldüyse, aşk için, aşk acısıyla, aşktan ölmüştür.
Sayfa 17 - Profil Kitap (Sırtından Bıçaklanan)·Kitabı okuyor
Bir kadına duyduğun sevgi arttıkça, yüzüne doğrudan bakabilme gücün azalır; gerçek âşıklar ölmemek için uzaktan bakarlar. Zaten aşktan ölecek hâle geldiklerinde, sevgilinin yüzüne bir kez doğrudan bakmaları yeterli olur.
Sayfa 17 - Profil Kitap (Sırtından Bıçaklanan)·Kitabı okuyor
"Ah bahar, özlem zamanı, kalbi nasıl da coşkuyla doldurursun! Bir yandan gerçek esenliğin yalnızca bu yüce içsel yaşamda olduğunu hissederek tinsel dünyaya çekiliriz, diğer yandan da doğa, bin türlü sihriyle kalbimizi ve duyularımızı dışarıdaki yaşama çağırır. Ne iç ne de dış yaşamın tek başına bizi tatmin edeceğini anlamak zor değil ve ah, ne kadar az kişi her ikisini birleştirebilir!