Her şeyin kafanda netlik kazandığı anlar, insanın içini garip bir huzurla dolduruyor. Üzülsen de, kırılsan da artık kimin sana gerçekten değer verdiğini, kimin ise sadece işine geldiği kadar yanında olduğunu daha iyi görüyorsun. En azından belirsizlik bitiyor. Beklentilerin yerini gerçekler alıyor. “O bunu yapmaz.” diye kurduğun cümlelerin, bazen en büyük hayal kırıklığın olduğunu anlıyorsun. O saatten sonra kimseyi değiştirmeye çalışmıyorsun. Kendini de gereksiz yere yormuyorsun. Çünkü bazı cevaplar sözle değil, insanların davranışlarıyla veriliyor. Ve insan, en büyük huzuru gerçeği kabullendiği gün buluyor. Bazı kapılar kapanırken, aslında gönlün yüklerinden de kurtulmuş oluyorsun. Gerisini ise kalpleri en iyi bilen Allah’a bırakıyorsun.
Sahte şeyler gürültülü gelir çabuk geçer.. oysa gerçekler sakin be kendinden emindir, yüreğinde kalmak için ..
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hayallerle yaşayanı gerçekler s*k*yormuş
OKUR YAZAR MUHAMMED Müslümanlara ısrarla öğretilen anlatıya göre Muhammed, okuma-yazma bilmeyen, cahiliye dönemi Arap toplumunun görüşlerinden, kültüründen ve bilimsel birikiminden tamamen bihaber, ümmî bir çoban ve tüccardı. Bu iddia, Kur’an’ın ilahî bir mucize olduğunu kanıtlamak için kullanılır: “Okuma-yazma bilmeyen bir adam nasıl olur da böyle bir kitap getirir?” Ancak tarihî gerçekler bu resmi tabloyu ciddi şekilde sorgulatır. Muhammed, Mekke’nin önde gelen tüccarlarından Hatice’nin kervanlarını yönetmiş, Şam ve Suriye gibi Bizans ve Hristiyan kültürünün yoğun olduğu bölgelere defalarca seferler yapmıştır. Kültürel etkileşimin, Yahudi, Hristiyan, Zerdüştlük ve pagan geleneklerin bolca bulunduğu bir ortamda yıllarca ticaret yapmış, insanlarla yoğun diyalog kurmuştur. Bu süreçte dönemin hâkim fikirlerini, efsanelerini, bilimsel ve dinî bilgilerini yakından tanıma fırsatı bulmuştur. Kur’an’da yer alan birçok unsur – yaratılış kıssaları, önceki peygamberlerin hikâyeleri, cennet-cehennem tasvirleri, hatta bazı bilimsel iddialar – o dönemde Arap Yarımadası’nda ve çevresinde zaten bilinen, Yahudi-Hristiyan kaynaklarında veya halk anlatılarında dolaşan bilgilerdir. Bunların Kur’an’a aktarılması, metnin ilahî bir kökenini değil, aksine dönemin kültürel birikiminin bir sentezini işaret eder.
Maskeler düşünce gerçekler acıtır kral
1000Kitap
Dünyada kabullenilemeyen gerçek kadar ağır yük yok kanımca. En büyük imtihan ve zorluklar dahi kabullenildiğinde yada gönüllü yüklenildiğinde Allah insana onu aşacak gücü veriyor ama kabullenemediğimiz gerçekler belimizi fena büküyor...

Şenay

@senayoktnnn
·
Kalbi, kabullenemediği gerçeklerle doluydu..
Alıntı