Zengin insanlar neredeyse her şeyi satın alabilirler. Altından bir araba ya da bir saray ve yanında bir uçak. Fakat dünyadaki her şeyi satın almak mümkün değildir. Satın alınamayacak şeyler de vardır. Sağlık ve uzun bir yaşam örneğin. Dünyanın en zengin adamı bile, iki yüz yaşına kadar yaşayabilmeyi satın alamaz. Ve sevgi de satın alınamaz. Bu ya karşılıksızdır - ya da hiç yoktur.
Savaş bazen her şeyin yoluna konduğu, çelişkilerin giderildiği izlenimini uyandırabilir - fakat acılar ve kırgınlıklar ve öfke ile ilgili gerekenler yapılmaz ise, bir savaşın sonu yalnızca bir sonraki için hazırlık anlamı taşır.
Hepimiz bir bedene, ruha ve duygulara sahibiz. Hepimiz bir anne tarafından dünyaya getiriliriz. Hepimizin günün birinde bu dünyayı terk etmesi gerekir. Ve hepimiz bu dünyada kendimiz için mutluluk dileriz, felaket değil. Farklı bir ten rengimiz, dinimiz ya da ayakkabı numaramızın olması önemli değil. Herkese bu bakış açısından baktığımdan, rastladığım insanın tıpkı benim gibi olduğunu hissedebiliyorum.
Her şey insanın kendi kafasında başlar. Bakış açısını ve düşünce tarzını değiştirmek gerekir: İyi olanı yapmalı ve kötü olandan kaçınmalıyız. Çünkü bizler başkalarına zarar vermek için doğmadık. Her insana sıcak duygularla ve dostlukla yaklaşırsak, işte o zaman hayatımızın bir anlamı olur.