Samet

Eğitim Sistemi Üzerine
6/10
·342 syf.··
2021 27. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2021 01:09
Bu ve bunun gibi birçok incelemeyi instagram: @sinifcibirokur hesabımda bulabilirsiniz. instagram.com/sinifcibirokur Yazar Mitat Enç, 1909 yılında Gaziantep şehrinde doğup 1991 yılında Yalova’da hayata gözlerini yummuştur. Bu geçen 82 yıl içerisinde birçok başarılara imza atmıştır. Toplamda 14 farklı eseri bulunan yazar, eğitim ve bilim dalında Türkçe-İngilizce çeşitli makaleler yazmıştır. Eserlerini incelediğimde genellikle eğitim-psikoloji üzerine yoğunlaştığını gördüm. Bunların dışında “Selamlık Sohbetleri, Uzun Çarşının Uluları” adlı eserlerinde sohbet havasında, yaşadığı anılarını ve bulunduğu şehirlerdeki insanların davranışlarını içeren samimi, içten bir anlatımıyla bizlere sunuyor. Bitmeyen Gece kitabı ise yazarın kendi hayatında neler yaşadığını, gözlerinin rahatsızlığı nedeniyle yaşadığı zorlukları ve bunlarla nasıl başa çıktığını anlatan otobiyografik bir romandır. Mitat Enç, 1929 yılında İstanbul Darülfünun Hukuk Fakültesi’ne yazılır. Burada geçirdiği ilk yılın sonunda gözlerinin rahatsızlığı nedeniyle okulunu bırakmak zorunda kalır ve hastalığının çaresi için Türkiye ve yurtdışındaki hastaneleri ziyaret etmeye başlar. Burada benim dikkatimi çeken bir nokta var. Türkiye’de ve yurtdışındaki ziyaretlerinde toplumun onu nasıl karşıladığı, oradaki hastaneler ve okullarda nasıl kabul göründüğünü kitabın içerisindeki bazı kesitlerde detaylıca görmüş oldum. Öncelikle yazar, gözü hakkında ilk şüphe duyduğu zaman Türkiye’de bir doktora göründüğünde, doktor pek fazla umursamadan adeta bir şeyi yokmuş gibi muayene ederek onu gönderiyor. Burada aslında erken teşhisin önemini görüyoruz. Doktor, muayenesini hakkıyla ve işini severek yapsaydı belki de hastalığı erken tanılayarak daha da ileri gitmesini önlemiş olacaktı. Zaten daha sonra Viyana’da gittiği
Eğitim
Bitmeyen GeceMitat Enç · Ötüken Neşriyat · 20201,136 okunma
Reklam
Kral Simurg'a Ulaşmak
10/10
·160 syf.··
2021 20. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2021 14:31
Bu ve bunun gibi incelemelerin daha fazlası için sizleri instagram: @sinifcibirokur sayfasına davet ediyoruz instagram.com/sinifcibirokur Hepinize mutlu günler sevgili arkadaşlar. Bugün sizlere @gencliksporbak Sayın Mehmet Kasapoğlu ‘nun düzenlediği #tatildeokuyorum etkinliğinden kazandığım müthiş bir kitabın incelemesiyle geldim. Okurken çizimlerine tam anlamıyla hayranlık duydum diyebilirim. Fotoğrafı sağa kaydırarak içerisinden o muhteşem görsellere tanıklık edebilirsiniz. Kitabın sonuna kadar bu tarz görsellerle bir şölen sunan ünlü illüstratör, yazar ve film yapımcısı #petersis sanatıyla, pek çok ödüle layık görülmüştür. Görsellerin şahaneliğini bir tarafa bırakacak olursak hikayesiyle de bir o kadar merak noktası oldu benim için. #kuşlarmeclisi Ferideddin Attar’ın Mantıku't-Tayr (Kuşların Dili) eserinden ilham alınarak yazılmış müthiş bir eser. #mantıkuttayr 12. yy’da 4724 beyitten oluşan mesnevi türünde olan bu eser kuşlar üzerinden sembolleştirilerek bizlere tasavvuf dersi veriyor aslında. Yolunu kaybetmiş kuşlar ve onlara rehberlik eden Hüthüt kuşu. Bir arayış içindedirler, zor bir arayış. Fakat kral Simurg’a ulaşabilmenin kolay olamayacağını anlayan kuşların hepsi bahaneler üretir: Bülbül: “Ben aşk için yaşarım. Gülüm ve ben, ikimiz biriz. Nasıl ayrılırım gülümden?” Papağan: “Ben burayı seviyorum. Kendimi güvende hissediyorum. Yemimi, suyumu eksik etmiyorlar.” Bu bahanelere göz ardı etmeyip onları cesaretlendirir Hüthüt kuşu. Hepsi büyük bir yolculuğa çıkar, bir arayışın peşine. Kafdağında yaşayan Kral Simurg’u bulabilmek. Ama önlerinde aşılması gereken yedi vadi vardır. Acaba bu vadileri aşıp, krallarına ulaşabilecekler mi? Aslında hepimiz birer kuş değil miyiz, amaçlarımız aynı ama yollarımız farklı. Bir yere ulaşmaya çalışıyoruz, O’nun yolunda
Din
Kuşlar MeclisiPeter Sis · Alef Yayınevi · 2014142 okunma
8/10
·180 syf.··
2021 19. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2021 16:32
Daha fazlası ve niceleri için instagram @sinifcibirokur sayfamızı ziyaret etmeyi unutmayın instagram.com/sinifcibirokur Ya tüm yaşamımızdaki hareketlerimiz bir mekanizma aracılığıyla yönetiliyorsa? Bizim bilinçli olarak yaptığımız davranışlar aslında büyük oranda 0-6 yaş aralığındaki yaşantılarımızdan kaynaklanıyorsa… Biraz düşününce insana çok korkunç gelebiliyor, “bir mekanizma beni nasıl yönetebilir ki bu mümkün mü, ben aldığım kararları veya attığım adımları bilinçli yapıyorum” gibi düşüncelere sahip olabilirsiniz. O zaman bir düşünelim. 2 yaşında annenize yardım etmek istediğinizde nasıl bir tepkiyle karşılaştığınızı hatırlıyor musunuz? Veya 4 yaşında babanıza sürekli merak ettiğiniz soruları sorarken neler yaşadığınızı? Tahminimce birçoğumuz bu soruları cevaplandırmada güçlük çekiyordur. Peki ya bu yaşantılarımız nerede toplanıyor? İşte tam olarak doğru yerdeyiz. Sigmund Freud’un psikanalitik kuramı bu dönemi #bilinçdışı olarak tanımlıyor. #mutluluğunmimarı Stefan Zweig’ın genellikle roman türündeki eserlerini sıklıkla duyarız ama bu tarz psikoloji dalında kitabı olduğunu hiç duymamıştım. Bu kitapta hem uzun zamandır özlediğim #stefanzweig kalemine kavuştum hem de yakın zamanda ilgi duyduğum #sigmundfreud psikanalizinin doğuşuna daha derinden tanık olabilme imkanı yakaladım. Zweig’ın görüşleriyle psikanalizin doğuş hikayesinden başlayarak bilinçdışı, rüya yorumları, psikanaliz tekniği gibi alt başlıklarıyla ilgilisine çok akıcı gelebilecek ve meraklısına da kolay adapte olabileceği bir eser. Duygular bastırılabildiğine göre, onları bastıran kim oluyor? En önemlisi bastırıldıklarında nereye itiliyorlar? Bilinçdışı, çocukluk zamanlarımızda unuttuğumuzu sandığımız duygu ve düşünceleri barındırıyor. Bu duygu durumları da farkında olmadığımız bir zaman diliminde
Psikoloji
Freud - Mutluluğun MimarıStefan Zweig · Zeplin Kitap · 20172,107 okunma
Buna Yaşamak Denirse!
9/10
·210 syf.··
2021 7. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2021 14:13
Bu ve bunun gibi incelemelerin daha fazlası için sizleri instagram: @sinifcibirokur sayfasına davet ediyoruz instagram.com/sinifcibirokur Bir söz vardır ya; hiç kimse bu hayatta yaşattığını yaşamadan ölmezmiş. Bence bu söz tam olarak #yaşamak kitabı için yazılmış diyebilirim. Tabi kahramanımızın yaşadığı hayata yaşamak diyebilirsek… Yaşamak neden önemlidir ki? Bazılarımız geçmişte duyduğu hatalarından ders çıkarmak için yaşar, bazılarımız sadece günü kurtarmak için yaşar, bazılarımız ise hedefleri ve idealleri için geleceğine yatırım amaçlı yaşar. Peki siz ne için yaşıyorsunuz? 🖋 Nazım Hikmet’in bir şiirini paylaşmak istiyorum; Yaşamak şakaya gelmez, büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın bir sincap gibi meselâ, yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden, yani, bütün işin gücün yaşamak olacak. Fugui de böyleydi, gözleri bile tek başına koca bir ömrün yansımasını taşırdı kendi içinde. Yaşam boyu hayat ona arkasını dönse de kendince yaşamayı başarabilmişti. Onca acılar içerisinde, belki de tek çarenin ölmek olduğu hissini düşünmeden var olan gücünün son damlasına kadar savaşarak yaşamaya çalışmak. Kahramanımız Fugui, gençlik dönemlerinde aile servetini koruyabilmek için hiç çaba sarf etmedi. Aksine eline geçen paranın değerini, yaşadığı hayatının kıymetini, ailesinin var olduğu hissiyatını önemsemeden kendi zevk ve ihtiraslarının peşine giderek toz pembe zamanlar geçirdi. Ta ki hayatın gerçekleri yüzüne vurana kadar. “Uzun zaman önce, Xu ailesinin ataları sadece tavuk beslerdi. O tavuk büyüyünce kaz oldu, kaz kuzuya döndü ve o kuzu öküz oldu. Ailemiz böyle zenginleşti… Sıra bana geldiğinde, Xu ailesinin öküzü kuzuya döndü, sonra kuzu eridi kaza döndü. Sıra sana geldiğinde, kaz tavuğa döndü ve şimdi bir tavuğumuz bile yok.” Çin
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,1bin okunma
Küçük Ann, İhtiyar Dan ve Billy
8/10
·256 syf.··
2021 1. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2021 14:19
Okuduğumuz kitapları sevdiğimiz ve sevmediğimiz yönleriyle yorumlayıp paylaştığımız instagram @sinifcibirokur sayfasına hepinizi bekleriz. Bu kitap bolca sevgi, hüzün, umut, cesaret, hırs, azim, mücadele ve aklınıza gelebilecek hayatın içinde bulunan tüm duyguları içerebilir. Anneme gidip Tanrının bütün dualara yanıt verip vermediğini sordum. Gülerek, "Hayır Billy" dedi. "Her zaman değil Tanrı sadece yürekten edilen dualara yanıt verir. İçten olmalısın ve ona inanmalısın." #küçükağacıneğitimi kitabından sonra Kızılderili maceralarına devam etme isteğinden kaynaklanan bir kitapla geldim bugün, #kırmızıeğreltiotununbüyüdüğüyer . Adını bir Kızılderili efsanesinden alan kitabın yazarı #wilsonrawls Çeroki halkının içinde doğup Ozark dağlarının eteğinde büyümüş. Kitapta tasvir edilen yer yazarın doğup büyüdüğü çevre diyebiliriz. Nedendir bilmiyorum ama benim için bu tarz hikâyeler daha kıymetli ve ilgi çekici oluyor. Küçük Ann, İhtiyar Dan ve Billy. Kitapta bolca adını duyacağımız üç kahramanı bırakıyorum sizlere. 12 yaşındaki ana kahramanımız Billy’nin içinde büyüyen avcılık hissi ve av köpeği isteği onu türlü maceralara sürüklüyor. Aslında buradan çıkarmamız gereken dersin, hayallerimize ve hedeflerimize kavuşmada önümüze çıkan her türlü engeli aşarak; yılmadan, azimle, hırsla, uğruna mücadeleler vererek savaşma isteğinin olduğunu gözlemliyoruz. Açıkçası Billy’nin en çok bu maceracı kişiliğinden ve köpekleri arasındaki güçlü bağdan etkilendiğimi söyleyebilirim. Çocuklarımıza hayvan sevgisini aşılamamız için güzel bir kitaptı. Kitapta uygun bulmadığım birçok kelime ve davranış mevcut oldu. Bunlardan biri, yukarıdaki alıntıda da geçen “Tanrı” kelimesi olmuştu. Bir diğerinde ise Billy’nin rakun avı için günlerce uğraşıp koskoca çınar ağacını kesmesi ve rakunları
Kırmızı Eğrelti Otunun Büyüdüğü YerWilson Rawls · Bulut Yayınları · 2019703 okunma
Reklam