Gitmek istedikleri yere, yolculuğun her adımının doya doya tadını çıkararak gitmek varken insanları, hızlı, daha hızlı koşturmaya zorlayan nedir acaba?
Rengi, inançları, varlığı, dili ve dini bizden farklı olanları da kendimiz gibi insan olarak görmeyi öğrendiğimiz zaman ne din, ne politika, ne de gelişmişlik ve geri kalmışlık yüzünden insanların birbirleri ile didişmelerine neden kalmayacaktır.
Yurtseverliği, onun taşını, toprağını evinin bahçesi gibi benimseyip, donatıp bakacak, olduğundan daha görkemli ve verimli duruma getirmek için güç ve yeteneklerini harcamaktan kaçınmayan bir aydın kuşağı yetiştirmeyi başardığımız zaman uygarlığın gerçek yolunu bulmuş olacağımıza inanıyorum.
Yedi yıl önce bu şehre okumağa geldiğim günden beri tutulmuştum bu sulara. Ozan ve müzikçilerimizin her köşesine ayrı bir ezgi ya da şarkı dizmekten kendilerini alamayışları boşuna değildi. Kıyısında bir yere ilişip günün her saatinde başka renklere ve biçimlere bürünen bu cilveli güzele gönül kaptırmamak olanaksızdı.