"Ben, kendime bile, "Sana şu gerek, bu gerek," diye sınır koymaz, çizgi çekmez iken, nasıl olur da bir başkasının tercihine "Peki," demezdim. Dedim."
"Zaten bu hayatta, her zaman bir şeyler eksikti. Ya da bana öyle gelirdi."
"Ben sözlerden değil, bakışlardan tırsardım."
"Ayrıca bu devirde herkes en azından iki tane idi."
"Müzeyyen," dedim, "sende hicran yarasından derin yara mi var?"
""Müzeyyen," dedim fısıldayarak, "Müzeyyen, ben ölüyorum."
Ölen sen değilsin"
"Varlığım orada olmamalıydı."
"Sessiz sedasız kaybolsaydım."
"damarlarımda senin kanın akarken söyle nasıl unutayım."
"kendi iyiliği için, sevdiğinden bağırdığını her söylediğinde kızına, öfke ile iyiliği karıştırmayı öğretiyorsun ona mantıklı gelse de başta, büyüyüp serpildikçe canını yakan adamlara güveniyor kızın çünkü onlar tıpkı sen."
"kız çocukları bir ilişki için babalarına yalvarmak zorunda olmamalı."
"şu hayatta benim de bir yerim olduğuna inanmaya çalışmak, sağlak doğduğum halde sol elle yazmaya
kalkışmak gibi."
"ne kadar uğraşsam da aklım ermiyor nasıl verir insan tüm ruhunu kanını canını bir başkasına hiç karşılık
beklemeden."
"ben senin neyinim diye sordu ellerim dizlerinde usulca fısıldadım sen bütün umutlarımın insan suretine
bürünmüş halisin.
"kendimi sevmekle öğreniyorum onu sevmeyi."
"ilk aşkım değildin belki ama diğer bütün aşklarımı hükümsüz kılandın."
"her şeyden çok kendimden kurtarmak isterdim seni."
"aşk denen şey terbiye eder dudaklarını öyle bir kıvama getirir ki ağzında kalan tek sözdür artık onun adı."
"seni sevmekten vazgeçtiğimden değildi gidişim gittim çünkü kaldıkça azalıyordu kendime olan sevgim."
"seni istemeleri için uğraşmamalısın seni kendileri istemeliler."
"şaheserlerle dolu bir müzeyim ben gözlerin kapalı geçtin önümden."
"tutunmaya değer olan sana tutunup bırakmayacak olandır."