"Bir kadın eğer kurmaca yazacaksa, parası ve kendine ait bir odası olmalıdır."
"Erkekler kadınların kendilerinden üstün olduğunu bilirler, bu yüzden de en zayıflarını ya da en cahillerini seçerler."
"Kendimize güvenimiz olmazsa beşikteki bebekler gibi oluruz. Ölçülemeyen, ama pek değerli olan bu niteliği el çabukluğuyla nasıl oluşturabiliriz? Başkalarının bizden daha aşağıda olduğunu düşünerek."
"Bütün bu yüzyıllar boyunca kadınlar, erkeği olduğundan iki kat büyük gösteren bir ayna görevi gördüler."
"Sabit bir gelir insanın keyfini nasıl da yerine getiriyor."
"Ayrıca, yüz yıl sonra, diye düşündüm, kapının eşiğine vardığım sırada, kadınlar artık himaye edilen cins olmayacaklar."
"Evlilik sevgiyle ilişkili bir konu değildi, ailenin para hırsına bağlıydı, özellikle de "onurlu" üst tabakada..."
"'Büyük şairler acılarında ölürler."
"Kadınlar, geleneklerin kendi cinsleri için gerekli gördüğünden fazlasını yapmak ya da daha fazla öğrenmek istiyorlarsa onları suçlamak ya da alay etmek düşüncesizliktir."
"Başarı kişiyi çaba göstermeye sevk eder; alışkanlık da başarıyı kolaylaştırır."
"Eğitim, benzerlikleri değil de farklılıkları meydana çıkarıp güçlendirmemeli mi?"
"Lanet etmek için durursan, yolunu kaybedersin dedim ona; gülmek için durursan da."
"Bir kadın, ne yaparsa yapsın onların içinde, eleştirmenlerin oradadır diye güvence verdikleri ebedi yaşamın pınarını bulamayacaktır."
"Hayır, ölçme işi bir meşgale olarak keyif verse de, bütün işler içinde en yararsız olanıdır."
"İnsanın kendisi olması herşeyden daha önemlidir."
"Bence güzel sanatlarda eserleri ahmakların önünde icra etmekten, yapılan besteler hakkında bir gerizekâlının söylediklerine tahammül etmekten daha büyük bir işkence olamaz. Oysa sanatın inceliklerini anlayan, bir eserdeki güzelliklere kucak açan, çalışmanızı gönül okşayıcı övgülerle ödüllendiren kişilerle çalışmak ne büyük zevktir, bilmem söylememe gerek var mı?"
"Aydın insanların övgüleri zevklerin en tatlısıdır."
"Aşksız mutlu olunmaz;
Aşkı çıkarın hayattan
Hayatın zevki kalmaz."
"Tanrı kahretsin
Sadakatsizlik edeni!"
"Bilge insan, kendisine edilen bütün hakaretlerin üzerindedir."
"İnsanlar boş şöhretler, boş mevkiler için kavga etmemeli."
"İlimsiz hayat âdeta ölümün imgesidir."
"Sevdiğimiz insanın bizi ikna etmesine ne de kolay izin veriyoruz!"
"Sonuçta dürüst bir insan bu kadar zengin olamaz ki."
Sıcak çaylarını yudumladıkları esnada odada "buldum" diye bir ses yankılandı. O sırada evin penceresinden gözüken, Moda Sahili'nin burnunda yer alan görkemli fener gözlerine çarptı. Bulundukları bölge de yıllardan beri "Bahçe-i Fener” günümüz Türkçesiyle "Fener Bahçesi" olarak bilinirdi. 3 arkadaş kuracakları takımın adının "Fenerbahçe" olmasına karar verdiler.
"Fenerbahçe Kulübünün her tarafta beğenilip değer verilen, ortaya çıkmış eser ve çalışmalarını duymuş ve bu kulübü ziyaret edip bu işte emeği, yardımı olanları tebrik etmeği görev edinmiştim. Bu görev ancak bugün yerine getirilebilmiştir. Takdir ettiğimi ve kutladığımı buraya kaydetmekle övünüyorum."
03.05.1918
Ordu Komutanı
MUSTAFA KEMAL
"Fenerbahçe halkın sevgilisi olmuştu."
"Fenerbahce yenilmez... Bu forma ile fazla dalga geçilmez..."
"Burası Kadıköy burdan çıkış yok!"
Ancak unuttukları bir şey vardı “Fenerbahçe Yıkılmaz" cümlesi boşuna söylenmiyordu. Hiç kimse Fenerbahçe'yi yıkamazdı.
Efsane gazeteci İslam Çupi'nin yıllar önce söylediği gibi "Fenerbahçe büyüklüğü ne şampiyonluk büyüklüğü, ne kupa büyüklüğüdür. Onun büyüklüğü başka bir büyüklüktür işte, adı konamaz”